Almanca Türkçe Sözlük Forum

"Sehr geehrte Damen und Herren"  

Seite 2 / 3 Vor Nächstes

0

eva.l schrieb:


> Das kommt vor. Mir ist auch schon ein paar Mal
> passiert, dass ein Beitrag für Spam gehalten
> wurde, z.B. wenn man kurz nacheinander zwei
> Beiträge abschicken möchte oder wenn man
> gleichzeitig mehrere Tabs offen hat und viel
> später in ein altes Thema zu schreiben versucht,
> ohne es nochmals neu zu laden.

Mir ist das glaub' ich noch nie passiert. Daher hatte ich immer gedacht, dass, wenn an dem Beitrag von irgendjemandem der Hinweis "Beitrag nicht genehmigt" dransteht, es dort wahrscheinlich eine unzulässige Bemerkung (persönlichen Angriff o.ä.) gegeben habe und der Moderator das löschen musste. Gut dass ich jetzt weiß, dass es dabei in der Regel um falschen Spam-Alarm geht.

Schön, dass du wieder zurück bist, Eva. Hier war in den letzten paar Wochen viel los (darunter ein paar sehr interessante Themen), und wir haben dich viele Male vermisst.

 
0

Hihihi, du willst doch wohl nicht behaupten, ihr kämet ohne mich nicht zurecht. :D (:D

 
0

eva.l schrieb:


> Hihihi, du willst doch wohl nicht behaupten, ihr
> kämet ohne mich nicht zurecht. :D (:D

Einigermaßen zurechtkommen ist nicht gleichbedeutend mit wunschlos glücklich sein. ;)

 
0

Kantürk schrieb:


> - aufgegeben -
> - weiße Fahne -

Lieber Kantürk,

warum aufgegeben? Deine Ausführungen hatten doch auch Hand und Fuß. Ich wollte sogar noch was dazu schreiben und dir in vielen Punkten Recht geben. Schade, dass du das alles wieder gelöscht hast!

Ultima Ratio und ich sehen das mit "Hanımefendiler, beyefendiler" - was schriftliche Texte betrifft - genauso wie du: Man sollte "Verehrte Damen und Herren" in einem schriftlichen Text möglichst nicht als "Hanımefendiler, beyefendiler" übersetzen. Bei einer festlichen Veranstaltung, bei der man als Gastgeber eine Rede hält, ist "Hanımefendiler, beyefendiler" jedoch völlig legitim.

Wie gesagt, ich finde es sehr schade, wenn hier jemand seine eigenen Beiträge nachträglich löscht, nur weil er meint, das Handtuch werfen zu müssen. Keiner hier hat die Weisheit mit Löffeln gefressen. Ich lese hier im Forum täglich Details, die ich noch nicht kannte oder vergessen hatte. Wir alle lernen hier voneinander, und deine Beiträge sind hier mehr als willkommen. Außerdem entschuldige ich mich hiermit, falls ich dir das Gefühl gegeben haben sollte, dass deine Meinung nicht ausreichend gewürdigt wird. Das ist definitiv nicht der Fall. Du hast mir durch die Löschung deiner eigenen Beiträge die Möglichkeit genommen, dir ein positives Feedback zu geben und mich bei dir für deine Beispiele zu bedanken.

 
0

Sağol Jon, yazdıkların hoşuma gitti.

şu sıralar biraz fazla işim var,

azalır azalmaz yine yazarım.

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

Zurück zum Thema:

Sayın Bayanlar, sayın Baylar, (auch klein geschrieben) hat sich in den letzten zwanzig Jahren zunehmend eingebürgert, vermutlich Einfluss aus internationaler Praxis.

Früher gab es auch die - anscheinend abnehmende - Praxis, einfach mit "Efendim, xxx" einzuleiten.

Statt Sayın Yetkili (hier schreibt man an einen Menschen mit Entscheidungsbefugnissen) kann auch Sayın İlgili (ein Betroffener) sein. Ich denke, dass man hier relativ frei ist.

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

Büyük-küçük harf sorunsalı:
TDK diyor ki:
2. Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar, lakaplar, meslek ve rütbe adları büyük harfle başlar: Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Kaymakam Erol Bey, Sayın Prof. Dr. Hasan Eren, Hamdi Bey, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım, Bay Ali Çiçekçi, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Doktor Behçet Uz, Mareşal Fevzi Çakmak, Yüzbaşı Cengiz Topel; Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Genç Osman, Deli İbrahim, Avcı Mehmet, Nişancı Mehmet Paşa, Deli Petro.

Dolayısıyla:
Sehr geehrte Damen und Herren:
Sayın baylar ve bayanlar, (gayrı resmi)
Sayın yetkili, (makam)
Sayın ilgili, (makam)
Konuşmalarda: "hanımlar beyler"

Ama:
Sayın X, Bay X ....gibi

Rumpf Bey, Jon Bey,... (meselâ)

P.s. zu Jon:
Ben de geçenlerde öyle bir kararı Türkçeye çevirmiştim.
Almancası her nedense şöyle yazıyordu: "Ministry of Justice General Directorate for International Law and Foreign Relations" B)-

 
0

Not: Konuşmalarda "hanımlar, beyler" kullanılması pek uygun değil; hitap ederken "hanımefendiler, beyefendiler" tercih edilmektedir.

 
0

Rasko schrieb:


> P.s. zu Jon:
> Ben de geçenlerde öyle bir kararı Türkçeye
> çevirmiştim.
> Almancası her nedense şöyle yazıyordu:
> "Ministry of Justice General Directorate for
> International Law and Foreign Relations" B)-

Das ist völlig normal. Die deutschen Richter verwenden in den Zustellungsformularen und im übrigen Schriftverkehr fast nur noch die englische Bezeichnung.

 
0

Gazeteden bir alıntı:

Doğan HIZLAN dhizlan@hurriyet.com.tr

Sayın bayanlar, baylar

ELELE Dergisi'nin haziran sayısında, bir dil tartışmasını okudum.

Konu hayati. Küçümsemeyin.

Bayan mı, kadın mı? Hangisini kullanmalı? Bir kelime, içeriği ne derece değiştirir? İş bir kelimeden çıkıp kadın haklarına doğru yol almış.

Ben bay ve bayan kelimelerini çok severim.

Yazıma bir önyargıyla başladım ki, bundan sonra gelecek bölümleri okuma gereği duymayabilirsiniz.

Bay ve bayan'ı, cumhuriyetten sonraki arı Türkçe akımının güzel örneklerinden sayarım.

Kadın bana hem garip hem de fazla cinsiyet belirleyiciliği öne çıkıyor gibi gelir.

Bayan ile kadın arasındaki ayrım üzerine yazılanlar, bana inandırıcı gelmedi. Hele yorumları okudukça, üzerine yapılan felsefelere göz gezdirdikçe ilgim azaldı.

Şimdilerde zarfların üstüne bay ve bayan yazmamak için, sayın diye cinsiyeti meçhul bir kelime yazılıyor. Ben bay ve bayan diye yazarım.

Elele'den öğrendiğime göre, resmi yazışmalarda hálá bayan kullanılıyormuş, ne güzel, demek ki dil devriminin bir güzelliği sürüyor.

Hakkı Devrim, ‘Eski tramvay biletçilerinin Bayan ilerleyin çağrısını, hatta seslendiği iri yarı bir hanımsa, Baayan demeyi tercih ettiğini hatırlatırım' diyerek, ‘Türkçe'de bay-bayan tutmamış kelimelerdir' sonucuna varıyor.

* * *

SORUŞTURMAYA yanıt veren hanımlara gelince... Bakın ben de hanım diyerek literatüre üçüncü bir sıfat armağan ettim(!).

Ayşe Bilgi Dicleli ile Duygu Asena, işi biraz büyütmüşler. Bilseniz nerelere vardırmışlar...

Dicleli bakın ne demiş:

‘Kadın olarak anılmak, kabul edilmek, üretmek ve kazanmak isterim.'

Asena da her zamanki keskin, köşeli üslubunu kullanmış:

‘Kadın yerine bayan kullanmak ayıp ve cahilce.'

Neden ayıp, anlayamadım.

Her kelime cümle içinde kullanışıyla anlam kazanır, bu tür hitaplar ayrıca söyleniş yeri, biçimi, ses tonuyla bile değişik çağrışımlar yaratabilir.

Bence bayanla uğraşacaklarına, hanımefendi kelimesini eleştirselerdi, dile çok daha fazla hizmet etmiş olacaklardı.

Hanım iltifat ıskalasında biraz eski, düşük değerde bir adlandırma sayılıyor.

Hanımefendi derseniz birden onu kadınlık kulvarında, önemli bir yere yerleştiriyorsunuz. Televizyona çıkanların çoğuna böyle hitap ediliyor. Hemen bunu duyunca, Belgin Doruk'un Küçükhanımefendi filmleri aklıma geliyor.

Bu kadar çeşitlilik nereye varır?

Zarf üstü yazarken bayan, hitap ederken hanım, hanımefendi, yazıda kullanırken kadın.

Dilimizin zenginliği mi, karmaşası mı?

Cumhuriyetçi kuşakların, bayan kullanmalarını salık veririm.

Bay'ı da ihmal etmeyin.

Üzülüyorum da, bayan ve bay kelimelerine sadece tuvalet kapılarında rastlıyorum. Lütfen onu da kadın-erkek diye değiştirin de, böylece önemli bir sorunumuzu daha çözüme kavuşturalım.

* * *

SAYIN bayanlara ve baylara iyi pazarlar diliyorum.

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

"Hanımefendi derseniz birden onu kadınlık kulvarında, önemli bir yere yerleştiriyorsunuz"

İşte tam söylediğim husus! Zaten hedefimiz de bu değil mi? Yani belli bir topluma hitap ederken, söylenmesi gereken şey...

 
0

RESMÎ YAZIŞMALARDA UYGULANACAK ESAS VE USULLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bakanlar Kurulu Kararı : 18/10/2004-2004/8125
Resmî Gazete : 2.12.2004/25658
...

Kişilere yazılan yazılarda; "Sayın" kelimesinden sonra ad küçük, soyadı büyük, unvan ise küçük harflerle yazılır (Örnek: 3).

Örnek 3

Sayın Prof. Dr. Adnan TOPARLI

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

Sayın Kantürk,

Yukarıdaki yorumlardan ikincisine bakarsanız, zaten verdiğiniz bilgi baştan vardı!

 
0

Kantürk schrieb:


> RESMÎ YAZIŞMALARDA UYGULANACAK ESAS VE USULLER
> HAKKINDA YÖNETMELİK

Oh, diese Verordnung kannte ich noch gar nicht. Danke, die werde mir gleich im Intenet durchlesen. Mal sehen, ob da was Neues für mich drinsteht.

 
0

Kantürk schrieb:


> RESMÎ YAZIŞMALARDA UYGULANACAK ESAS VE USULLER
> HAKKINDA YÖNETMELİK

Ich finde diese Verordnung so interessant, dass ich weiter unten mal ein paar Bestimmungen aus dieser Verordnung herausgepickt und kurz kommentiert habe, wobei ich ehrlich gesagt nie gedacht hätte, dass türkischen Beamten solche Detailvorgaben gemacht werden. Andererseits fiel es mir natürlich schon tausend Mal auf, dass z.B. türkische Behördenschreiben immer in Times New Roman geschrieben sind und der Name der Behörde oder Einrichtung tatsächlich nie länger als drei Zeilen ist usw.usf. Ich hatte aber immer gedacht, diese vielen Ähnlichkeiten seien einfach inoffiziell geregelt oder durch eine Art bürokratische Mundpropaganda in der ganzen Türkei verbreitet worden! Dass es eine Verordnung gibt, hätte ich nie gedacht!

Bilgisayarla yazılan yazılarda "Times New Roman" yazı tipi ve 12 karakter boyutunun kullanılması esastır.
(Jetzt habe ich endlich die Erklärung dafür, dass die meisten türkischen Behördenschreiben optisch fast gleich aussehen!)

Başlıkta yer alan bilgiler üç satırı geçemez.
(Wieso? Aus Platzgründen?)

Tarih; gün, ay ve yıl rakamla, aralarına (/) işareti konularak yazılır.
(Das mit dem aus Behördenschreiben bekannten Schrägstrich im Datum ist ja interessant, denn es widerspricht dem, was in den meisten "Yazım Kılavuzu"-Werken drinsteht, wonach dort ein Punkt hingehört!)

Konu, sayının bir aralık altına "Konu:" yan başlığından sonra, başlık bölümündeki "T.C." kısaltması hizasını geçmeyecek biçimde yazılır.
(Wozu das denn? Um ein hässliches Layout zu vermeiden oder aus Respekt vor dem T.C.?)

Paragraf başlarına yazı alanının 1.25 cm içerisinden başlanır.
(Auch dies erklärt so einiges!)

Alt makama yazılan yazılar "Rica ederim.", üst ve aynı düzey makamlara yazılan yazılar "Arz ederim.", üst ve alt makamlara dağıtımlı olarak yazılan yazılar "Arz ve rica ederim." biçiminde bitirilir.
(Das wundert mich nun gar nicht mehr. Ich werde dies von jetzt an auch in meinen Übersetzungen ins Türkische beachten! Ich hatte schon mal irgendwo gelesen, dass es zwischen "Rica ederim" und "Arz ederim" einen klar definierten Unterschied gibt, aber so ganz bewusst habe ich das selber nie eingesetzt.)

Mich würde brennend interessieren, ob es so ein Regelwerk auch für Deutschland gibt!!!

 
Seite 2 / 3 Vor Nächstes
  
Arbeitet

Bitte Anmelden oder Registrieren




Almanca Türkçe Sözlük Forumu DasForum’a hoşgeldiniz! Almanca öğrenmek isteyenlerin, Almanca öğretmenlerinin, Almanca eğitmenlerinin, çevirmenlerin ve mesleği gereği Almanca ile içli dışlı olan herkesin ihtiyacına uygun 25 bin civarında üstün kaliteli kaydın yer aldığı forumun kullanımı tamamen ücretsizdir. Forumda yer alan metinleri okumak için kaydolmanıza gerek yoktur. Yeni bir konu açmak ya da forumdaki bir yazıya cevap yazmak isteyenlerin ise DasForum’da ücretsiz bir hesap açmaları gerekmektedir.

DasForum’da saygın bir üslup ve dostane bir atmosferin hakim olduğunu özellikle belirtmekte fayda var.  Forumdaki bir diğer önemli konu ise soruların soruluş şekliyle ilgili. Bu yüzden DasForum’da yeni bir konu açmadan önce forum içinde araştırma yapmanın yanı sıra, Almanca dilinde yazılmış bu metni ve bu metne cevaben yazılı Türkçe metni okumanızı salık veririz.


Herzlich willkommen im kostenlosen, originalen deutsch-türkischen Lern- und Übersetzungsforum von DasSözlük! Das Forum ist ein Teil von DasSözlük und dient als kostenlose Austauschplattform für alle User. professionelle Übersetzer, Sprachwissenschaftler, Lehrer, Autoren, Journalisten sind hier genauso willkommen wie Türkisch-Lernende oder andere Laien.




LÜTFEN DİKKAT:

Eski CafeUni-hesaplarının tamamına yakınını yeniden kullanıma açmayı başarabildik. Forumdaki eski hesabını aktifleştirmek isteyenlerin şifremi unuttum fonksiyonunu kullanması rica olunur.
Eski forum kayıtlarının DasSözlük’e aktarımı esnasında bazı yazıların yanlışlıkla farklı bir rumuz altında yayına girdiğini tespit ettik. Aktarım işleminin bu amaç için geliştirdiğimiz özel bir yazılım ile yapıldığını belirtir bu durumdan olumsuz etkilenen tüm kullanıcıların affına sığınırız. Sözkonusu sorunu elle düzeltmek bir hayli meşakatli olacağı için çok gerekmediği müddetçe bu şekilde devam edilmesi ricamızı kabul etmenizi dileriz.

CafeUnis alte Forum ist wieder online! Wer sich im Forum einloggen will, wird gebeten die „Kennwort-Vergessen-Funktion“ zu benutzen. Wir konnten fast alle Accounts retten.


AFRtour: Almanya Fuar Turu B2B Partneriniz. Transfer, rehber, şehir turu, otel vb.

Baklava7 : Baklava AVM’si. Dünyanın ilk tatlı ürünler sipariş pazarı

SuperSözlük: Büyük Türkçe deyimler, atasözleri, eş, benzer ve zıt anlamlılar sözlüğü.

WebDolmetscher: Alman mahkemeleri ve devlet dairelerinde geçerli Türkçe-Almanca mükemmel çeviri.