Almanca Türkçe Sözlük Forum

Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri  


0

http://www.la-hey.nl/component/k2/item/1891-ayrımcı-deyiş-deyim-ve-atasözleri.html

ALINTIDIR

Türkçe Ayrımcı* Deyiş, Deyim ve Atasözleri Sözlüğü

*Irkçı, Cinsiyetçi, İnanç Ayrımı Yapan, Yabancı Düşmanı vb.

"Ölmüş nesillerin geleneği, yaşayanların beyinlerine bir kabus gibi çöker." (Karl Marx)

"Dil, tarafsız değildir. O, yalnızca düşünceleri taşıyan bir araç değildir; dil, bizzat düşünceleri şekillendirir." (Dale Spender)

Geçmiş yılların hayaletleri, üzerimizde dolaşıyor. Geleceği konusunda endişeli ve ürkek bugünün nesilleri, atalarının mirasına sarılıyor ve tek belirgin ve kalıcı karakteri belirsizlik ve uçuculuk olan modern dünyada, yalnızca onun gölgesine sığınarak var olabiliyor. Şimdi ve burada kendisiyle yüzleşmekten korktuğu için, bugünü geçmişle özdeşleştiriyor; böylece bugünü geçmişin gölgesinde yeniden üretiyor. Yaratmaktan korktuğu için tekrar etmeyi tercih ediyor; tıpkı düşün(e)mediği için hazır kalıplara girmeye mecbur bırakıldığı gibi. Günlük dil üzerinden yeniden üretilen bu miras, tamamıyla masum değil. Onun içinde yalnızca basiret, sağduyu ve erdem değil; ama aynı zamanda, geçmişi yüzyılları bulan toplumsal korkular, önyargılar ve de saplantılar gizli. Dil, tarafsız bir iletişim aracı değil; o bizzat mevcut iktidar ilişkilerinin ve dolayısıyla bir cinsiyetin, dinin, mezhebin, ırkın ve sınıfın diğer(ler)i üzerindeki tahakkümünün anlık olarak yeniden üretilmesidir. Dil, ötekileştiriyor. Bugünün ötekisi, dil üzerinden, dünün ötekilerinin yanına fırlatılıyor. Böylece, atalarımızın korkuları kabusumuza, önyargıları saplantımıza ve de arzuları şehvetimize dönüşüyor.

Türk Dil Kurumu, ayrımcı deyim ve atasözlerini sözlüklerden ayıklayadursun; biz, günlük dilde sürekli bir şekilde kullanılarak yeni nesillere aktarılan bu ayrımcı deyiş, deyim ve atasözlerini yalnızca toplayıp analiz etmeyi değil, ama aynı zamanda ifşa edip mahkum etmeyi düşündük. Amacımız, ayrımcı dilin, görmezden gelinmesi yerine, sorunsallaştırılmasıdır.
"Arnavut inadı": Mantık sınırlarını aşan, aşırılaşan inat türünü ifade etmek için kullanılan ırkçı bir deyim. (Osmanlı Devleti döneminde aynı deyiş, "Arnavud-ı anud" şeklinde ifade ediliyordu.)

"Arnavut'a sormuşlar: 'Cehenneme gider misin?' diye, 'Aylık kaç?' demiş."(1): Arnavutların para için her şeyi yapabileceklerini savunan ırkçı bir deyiş. Bu deyişin farklı bir versiyonu da şu şekildedir: "-Cehenneme kira ver. - Paradan haber ver."

"Dağdan inme yörük, ne erik bilir ne koruk."(2): Yörükleri aşağılama amacı güden ırkçı bir deyiş.

"Dürzü!"(3): Türkçe'de hakaret etmek için kullanılarak argo bir tabire dönüşmüş bu ünlem, ağırlıklı olarak Suriye'nin Havran ile Lübnan'ın dağlık bölgelerinde yaşayan ve Sunni mezhepler tarafından din dışı ilan edilerek baskı altında tutulmuş olan Dürzilik mezhebine bağlı insanlara ırkçı bir gönderme yapmaktadır. ("Dürzülerde olmaz gurur / Dürzü başı eğik durur / Dışı Müslüm içi gavur / Bir kınalı Dürzü Dürzü")(4)

"İki eşek bir Çerkez": Çerkezlere yönelik ırkçı bir deyiş. (Tokat yöresi)

"Kamışın közü olmaz, Beddik'in sözü olmaz.": Konya'nın Ereğli İlçesi'nde yaşayan ve Beddik olarak adlandırılan topluluğa yönelik ırkçı bir yerel atasözü.*

"Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu."(5): Bir kişi ya da duruma tam güvenilmediği durumlarda kullanılan bu ayrımcı deyişin kökeni, Osmanlı Beyliği ile Karamanoğlu Beyliği arasındaki iktidar mücadelesine kadar uzanır.

"Laz kafalı": "Aptal" anlamında kullanılan, Lazları aşağılamaya yönelik ırkçı bir deyiş.

"Lazın kafası 12'den sonra çalışır.": Lazları "aptal" olarak betimleyen ırkçı bir deyiş.

"Mal bulmuş mağribi gibi"(6): Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan, Kuzeybatı Afrika Bölgesi'nde yaşayan ve "Mağrip" olarak adlandırılan insan topluluklarını aşağılamak için Osmanlı Devleti döneminde uydurulmuş ayrımcı bir deyim.**

"Mum söndü": Alevileri sapkın olarak göstermeyi amaçlayan ırkçı bir Sunni söylem.

"Ne deyim de ne söyleyim, ölü bizim olmayınca; teker teker tükenir mi, kırkı birden ölmeyince?"(7): Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Çerkez Akviran köyünde ölen bir Çerkez beyi için, aynı ilçenin Avşar Hassa köyünden ağıt söylemesiyle ünlü Kamer Karı (Kamer Alkan) tarafından söylenen ırkçı bir ağıt.(8) 93 Harbi (1877-78) ile Anadolu'ya iskan edilen Çerkezler ile Avşarlar arasındaki etnik gerginliğe işaret eden bu ağıt, daha sonra çeşitlenerek yayılmıştır. Aynı ağıt, Ankara'nın Kalecik ilçesinin Türkmen bir Alevi köyünden olan Çivi Bibi lakaplı bir yaşlı kadın tarafından, komşu Sünni Demirtaş köyünde ölmüş bir ağa için de söylenmiştir.(9) Yine, aynı ağıtın Konya'nın Ereğli İlçesi'nde yaşayan ve Beddik olarak adlandırılan bir topluluğa karşı da söylenegeldiği görülmektedir: "Ne diyeyim de ağlayayım, ölü bizim olmayınca; Beddik tükenir mi, kırkar kırkar ölmeyince?"*

"Senin bu yaptığını Çorumlu bile yapmaz.": Çorumlulara yönelik ayrımcı bir deyiş.

"Yörük ne bilir bayramı, lık lık içer ayranı.": Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaygın olarak kullanılagelen ve Yörükleri aşağılama amacı güden ayrımcı bir deyiş.***

"Yörük sırtından kurban keser."(10): Kendi yapacağı işi başkasına yaptırmak, kendi sorumluluğunu başkasına yüklemek anlamında kullanılan bu deyim, Yörükleri ötekileştirir. Bu deyimin kökenleri, Yörük aşiretlerin ortakçılığını yaptıkları ağalara hayvan hediye etmeleri ve bu ağaların, kurban bayramlarında bu hediye hayvanları kesmeleri hikayesine atfedilir.

Türklere Yönelik Türkçe ve Yabancı Dillerde Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

Yabancı Dillerde:

"Anneciğim, Türkler geliyor." ("Mamma li Turchi"): Türkleri korkunç olarak gösteren ırkçı bir İtalyanca deyiş.

"Bir Türk aptal değilse, o Türk değildir." ("Если турок не придурок – значит он не турок"): Türklere yönelik ırkçı bir Rusça deyiş.(i)

"Bir Türk vaftiz edildi!" ("Tgħammed Tork!"): Malta'da, az rastlanır bir olayı betimlemek için kullanılan ayrımcı bir deyiş.

"En iyi Türk, ölü Türk'tür.": ("Τουρκος καλος μονο νεκρος"): Kıbrıs Cumhuriyeti'nde askeri talim sırasında kullanılan ve 2008 yılında alınan bir kararla yasaklanan ırkçı bir deyiş. Türkiye'de Kürtlere karşı da dillendirilecek bu deyiş, ilk olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nde George Armstrong Custer'ın generali Philip Sheridan tarafından 1868'de katlettiği Kızılderililer için söylenmiştir.

"Eşek Türk!" ("Tork-e khar"): İlk önce Osmanlı Türkleri, daha sonra İranlı Azerileri aşağılamak için kullanılan ırkçı bir Farsça deyiş.

"Gerçek bir Türk" ("C'est un vrai Turc"): Kaba ve acımasız insanları betimlemek için kullanılan ırkçı bir Fransızca deyiş.(ii)

"Neden ters bakıyorsun, Türk'ün domuz etine baktığı gibi?" ("Ի՞նչ ես թարս նայում, ոնց որ թուրքը խոզի մսին նայի"): Kötü kötü bakan kişiyi betimlemek için kullanılan ırkçı bir Ermenice deyiş.(iii)

"Onu eve alma, o bir Türk." ("لا تدع له في البيت وهو الترك"): Birisini hırsızlıkla itham ederken kullanılan ırkçı bir Arapça deyiş.

"(Öfkesinden) Türk oldu." ("Εγινε Τούρκος"): Aşırı öfkelenen birini tanımlamak için kullanılan ırkçı bir Yunanca deyiş.(iv)

"Seni Türk!" ("Măi, turcule"): Cahil birini betimlemek için kullanılan ırkçı bir Rumence deyiş.

"Türk" ("Turco"): İspanyolca'da "Türk" kelimesi, birini aşağılamak için kullanılabilmektedir.

"Türk" ("Tork"): Malta'da "Türk" kelimesi, doğası gereği korkulan ve istenmeyen kişiyi betimlemek için kullanılabilmektedir.

"Türk" ("турок"): Rusça'da "Türk" kelimesi, cahil birini betimlemek için kullanılabilmektedir.

"Türk" ("Turk"): "Türk" kelimesi, Flemenkçe dilinde kirli, barbar ya da kana susamış anlamında kullanılabilmektedir.

"Türk'e benzemek" ("eruit zien als een Turk"): Kirli ya da iğrenç anlamında kullanılan ırkçı bir Flemenkçe deyiş.

"Türk evi" ("թուրքի տուն"): Düzensiz ve kirli bir yeri betimlemek için kullanılan ırkçı bir Ermenice deyim.

"Türk gibi" ("à la turque"): Bir kişi ya da şeyle pervasız bir şekilde ilgilenme anlamına gelen ırkçı bir Fransızca deyiş.(ii)

"Türk gibi (araba) sürmek" ("rijden als een Turk"): Kötü araba kullanmak anlamına gelen ırkçı bir Flemenkçe deyim.

"Türk gibi güçlü" ("Fort comme un Turc"): Türklere yönelik pozitif ayrımcı bir Fransızca deyiş.

"Türk gibi küfretmek" ("Bestemmia come un Turco"): Irkçı bir İtalyanca deyim.

"Türk gibi mi görünüyorum?" ("هل أبدو مثل الترك"): Türklere yönelik ırkçı bir Arapça deyiş.

"Türk gibi pis kokmak" ("Puzza come un Turco"): Irkçı bir İtalyanca deyim.

"Türk gibi sigara içmek" ("puši ko Turčin / пуши ко Турчин", "Fumare come un Turco", "Fumer comme un Turc", "a fuma ca un turc"): Çok sigara içen birini betimlemek için kullanılan ırkçı bir Sırpça, İtalyanca, Fransızca, Rumence deyim.

"Türk gibi sinirli olmak" ("Sint som en tyrker"): Türklere yönelik ırkçı bir Norveççe deyim.

"Türk ile dostluk yap, ama sopayı elinden bırakma, her an ısırabilir." ("Թուրքի հետ ընկերություն արա, բայց փայտը ձեռքիցդ բաց մի թող"): Türklerle dostluk kuran Ermenilere yönelik ırkçı Ermenilerin kullandığı, "Türk'ün dostluğu menfaatleri bitene kadardır, daha sonra zarar verir." anlamına gelen ırkçı bir Ermenice deyiş.(iii)

"Türk kafası" ("Tete de Turc"): "Günah keçisi" anlamına gelen pozitif ayrımcı bir Fransızca deyim.(ii)

"Türk mezarlığının yanından geçer gibi geç." ("Proći kao pored turskog groblja-Проћи као поред турског гробља"): Söz konusu kişi ya da şeyin görmezden gelinmesi, ona kayıtsız kalınması gerektiği anlamına gelen ırkçı bir Sırpça deyiş.(i)

"Türk müsün?" ("թուրք ե՞ս"): "Aptal mısın?" anlamında kullanılan ırkçı bir Ermenice deyiş.

"Türk müyüm?" ("Mela jien xi Tork, jew?"): Malta'da, bir gruptan dışlanıldığı zaman kullanılan ayrımcı bir deyiş.

"Türk, Türk kalıyor." ("Թուրքը թուրք է մնում"): "Türk değişmez, hep barbar kalır." anlamında kullanılan ırkçı bir Ermenice deyiş.(iii)

"türken": Büyük harfle başladığında "Türkler" anlamına gelen bu Almanca fiil, aldatmak anlamına gelmektedir.

"Türkler geliyor!" ("Die Türken kommen!"): Yakın bir tehlikeye işaret etmek için Avusturya'da kullanılan ayrımcı bir deyiş. Tarihi yüzyılları bulan bu ayrımcı deyişin özgün versiyonu: "Hava çoktan karardı, Türkler geliyor, Türkler geliyor!" ("Es ist schon dunkel. Türken kommen, Türken kommen!")
Osmanlıca ve Türkçe:

"Bir Türk, dünyaya bedeldir.": 1930'larda, Türklük tanımlamasında ırka yapılan vurgu keskinleşti. 1931'de kurulan Türk Tarih Kurumu, Türklerin Orta Asya'dan gelen ve Hitit ve Sümerliler de dahil olmak üzere birçok medeniyetin kurucusu olan savaşçı (warrior) ve efendi (master) bir ulus olduğunu savunan Türk Tarih Tezi'ni ortaya attı. Benzer bir şekilde, 1932'de yılında kurulan Türk Dil Kurumu, Türkçe'nin bütün dillerin temelini oluşturduğunu savunan Güneş-Dil Teorisi'ni yayımladı.(2)

"Etrak-ı bi-idrak": "Anlayıştan yoksun, cahil Türk" anlamına gelen ve Osmanlı Devleti döneminde yönetici seçkinlerin (askeri), reaya içindeki göçebe Türkmenlere yönelik olarak kullandığı ayrımcı bir deyiş. Örneğin, Evliya Çelebi "Seyahatname"de Anadolu Türklerinden "Etrak-ı bi-idrak" şeklinde bahsetmektedir.(3) Dahası, 20. Yüzyıl'a kadar etnik anlamıyla "Türk" kelimesi, Osmanlı siyasal seçkinleri tarafından aşağılayıcı bir şekilde, "kaba köylü" anlamında kullanılmıştır.(4) Nitekim, Osmanlı Devleti'ne "Türkler" olarak seslenenler, Batılı siyasetçi, tarihci ve yazarlardı.(5)

"Etrak-ı napak": "Temiz olmayan, pis Türkler" anlamına gelen bu ırkçı deyiş, Osmanlı Devleti askeri sınıfı tarafından kullanılmıştır.(ii) "Etrak-ı napak" deyişi de, Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"de Anadolu'da yaşayan Türkleri betimlemek için kullandığı kavramlardan biridir.(6) (Evliya Çelebi'nin diğer milletleri betimlemek için kullandığı deyişler için bknz: Not: 7)

"Her Türk Asker Doğar!": Türklerin, asker bir millet olduğu mitini yeniden üreten pozitif ayrımcı bir deyiş.(8)

"Türk ata binse bey olur."(9): Tüklerin efendi ve savaşçı bir millet olduğu mitini destekleyen bir atasözü.

"Türk karır, kılıcı kararmaz.": Türkçe'de "Türk ihtiyarlığında genç gibi kılıç kullanır"(10) anlamına gelen ve "asker millet" mitini yeniden üreten pozitif ayrımcı bir atasözü.

"Türk-i bed-lika": "Çirkin suratlı Türk" anlamına gelen bu ırkçı deyiş, Osmanlı Devleti askeri sınıfı tarafından kullanılmıştır.(v)

"Türk-i sütürk": Farsça "büyük", "heybetli" anlamına gelen "sütürg" kelimesi", Osmanlı Devleti askeri sınıfı tarafından "Azgın Türk" anlamında kullanılmıştır.(v)

"Türk'ün bildiğini tilki bilmez."(11): Türkleri "kurnaz" ve "akıllı" olarak gösteren pozitif ayrımcı bir atasözü.

"Türkiye Türklerindir!": Kurulduğu 1948 yılından beri Türkiye'nin en çok satan gazetelerinden biri olan Hürriyet'in değişmeyen ayrımcı sloganı.

"Türk'ün aklı sonradan gelir."(12): Türkçe'de kullanılan özeleştirel bir deyiş.

"Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur."

Kürtlere Karşı Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"Acemi nalbant Kürt eşeğinde dener kendini."(1): "Mesleğinde yeni olan kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar." anlamına gelen ayrımcı bir atasözü. Aynı atasözünün gayri-Müslimler üzerinden de dillendirildiği görülmektedir.

"Ağaçtan maşa, Kürt'ten paşa olmaz.": Kürtleri aşağılamaya yönelik ırkçı bir atasözü.

"Alavere dalavere, Kürt Memet nöbete"(2): Kürtleri saf ve cahil olarak gösteren ayrımcı bir deyiş.

"Ayıdan post olmaz, Kürt'ten dost olmaz.": Kürtleri aşağılama amacı güden ırkçı bir atasözü.

"Çingen çalar, Kürt oynar."(3): Uyumsuz ve karışık yer veya durumu ifade etmek için kullanılan bir deyiş.

"Dağlı Türkler": Erken Cumhuriyet döneminde, Kürtlerin aslında dağ Türkleri olduğunu savunan çalışmalar yayımlandı. Örneğin, M. Şerif Fırat'ın 1945'te tamamladığı ve daha sonra Başbakan Cemal Gürsel tarafından övgüyle sunulacak olan "Doğu İlleri ve Varto Tarihi" çalışması, şu cümlelerle başlamaktaydı. "Doğu illerimizin çeşitli bölgelerinde ve en çok dağ eteklerinde, sarp ve arızalı arazide ve yüce dağların çevirdikleri ova ve zengin yaylalarda yaşayan ve bugün çiftçilik ve koyunculukla geçinen eski Türk ve Türkmen aşiretler, bugün Kurmançi ve Zaza dilleriyle söyleştikleri için bunlara Kürt denilmektedir. Gerçekten Türk soyundan olan bu dağlı Türkler..."(4)

"Ekrad-ı Vahş": Osmanlı Devleti döneminde kullanılan ve "Vahşi Kürtler" anlamına gelen ayrımcı bir deyiş.

"En iyi Kürt, ölü Kürt'tür.": Kürt meselesinin gündemde olduğu son 30 yılda gittikçe yaygınlaşarak günlük dilde kullanılagelen bu deyiş, Kürtlere karşı açık ırkçı ve kafatasçı bir söylem geliştirme amacı güder. Aslında bu deyiş, ilk defa, Amerika Birleşik Devletleri'nde George Armstrong Custer'ın generali Philip Sheridan tarafından 1868'de katlettiği Kızılderililer için söylenmiştir.

"Gördün mü bir Kürt, iki sok bir dürt.": Kürtlere yönelik ırkçı söylemin ortaya attığı bir deyiş.*

"Herkes sakız çiğner, ama Kürt kızı tadını çıkarır."(5): "Bir işi iştahla ve dikkat çekecek şekilde yapacak olan kişi, o işin meraklısıdır." anlamında kullanılan ayrımcı bir deyiş. (Aynı deyiş, "Çingene kızı tadını çıkarır" şeklinde de söylenmektedir.

"Kapına iti, yakana Kürt'ü bulaştırma.": Kürtleri aşağılayan ırkçı bir deyiş.

"Keko": "Dost", "kardeş", "ağabey" anlamına gelen bu Kürtçe kelime, Türkçe'de ırkçı bir anlam kaymasıyla saf, kolayca kandırılabilen, aldatılmaya ve dalga geçilmeye açık anlamında kullanılmaya başlanmıştır.**

"Kıro": "Erkek çocuk", "genç erkek" anlamına gelen bu Kürtçe kelime, Türkçe'de ırkçı bir anlam kaymasıyla "maganda" kelimesinin yerine kullanılmaya başlanmıştır.**

"Kürt, balta ile saat onarır.": Kürtleri cahil gösteren ırkçı bir atasözü.

"Kürt, gavura göre Müslümandır.": Kürtleri "kötünün iyisi" olarak gösteren, hem gayri-Müslimleri hem de Kürtleri aşağılayan ırkçı bir deyiş.

"Kürt ne bilir bayramı, hor hor içer ayranı.": Yörüklere karşı da kullanılan bu ırkçı deyiş, Kürtleri cahil ve barbar olarak göstermeyi amaçlar.

"Kürt yemeğini yer, çarığına bakar.": Kürtleri yalnızca kendi menfaatleri peşinde koşan kimseler olarak gösteren ırkçı bir atasözü.

"Kürt'e el ver kol ister, yatmaya yer ister.": Kürtleri yüzsüzlükle özdeşleştiren ırkçı bir atasözü.

"Kürt'e paşalık gelmiş, kılıcını bileğinde sınamış.": Kürtleri aşağılama amacı güden ırkçı bir atasözü.

"Kürt'ü çuvala koymuşlar, matahı dışarıda kalmış.": Kürtlere yönelik ırkçı başka bir atasözü.

"Kürt'ü koyma avluya, Kürt'ten olmaz evliya." / "Kürt'ten olsa da evliya, koyma avluya, ya samı çalar ya sambağa": Kürt'ten ne olursa olsun zarar geleceği anlamına gelen ırkçı bir atasözü.

"Kürt'ün kocayanına keçi güttürürler": Kürtleri aşağılayan ırkçı bir deyiş.

"Kürt'ün yağı çok olursa, hem yer hem yüzüne sürer."(5): Romanlara karşı da dillendirilen bu ırçı atasözü, Kürtleri açgözlü gösterir.

Yahudilere Karşı Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"(Bir yeri) havraya çevirmek": Kalabalık ve gürültülü yerleri betimlemek için kullanılan bu deyim, Yahudilerin ibadet merkezlerine ayrımcı bir atıf yapmaktadır.*

"Çıfıt": Büyük harfle başladığında "Yahudi" anlamına gelen bu terim, küçük harfle yazıldığında "hilebaz", "düzenbaz" anlamına gelmektedir.(1)

"Çıfıt çarşısı gibi": Karmakarışık yerleri betimlemek için kullanılan anti-semitist bir deyim.

"Çingene'den çoban olmaz, Yahudi'den pehlivan.": Bu ırkçı atasözüne göre, Çingene dürüst ve Yahudi cesur olmadığı için bunlar, sırasıyla, çoban ve pehlivan olamazlar.

"Kelepir karşısında parlayan bir Yahudi gözüyle bakmak": Yahudileri açgözlü ve fırsatçı olarak göstermeyi amaçlayan bu ırkçı deyiş, Ömer Seyfettin'in "Keramet" adlı öyküsünde şu şekilde geçer: "Çiroz Ahmet kelepir karşısında parlayan bir Yahudi gözüyle bunlara baktı."

"palavra": İspanyolca "söz", "kelime" anlamına gelen "palabra" teriminin İspanyolca'nın "Ladino" adı verilen bir lehçesini konuşan Sefarad Yahudileri'ni aşağılamak için dile yerleşmiş bir anlam kayması.**

"Sarı Yahudi": Paraya düşkün anlamına gelen bu ırkçı deyiş, Yahudileri cimrilik ve paraya düşkünlükle özdeşleştirir.

"Yahudi pazarlığı": Yahudilerin cimri olduğunu ima eden anti-semitist bir deyim.

"Yahudi züğürtleyince eski defterleri açarmış.": Yahudileri aşağılayan ırkçı bir atasözü.

Gayri-Müslimlere Karşı Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"500 yıl efendiliğini ettiğimiz, sütçü Bulgarlar,

domuz çıbanı Sırplar ve meyhaneci Yunanlar."(1)

"Acemi nalbant gavur eşeğinde dener kendini."(2): "Mesleğinde yeni olan kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar." anlamına gelen ayrımcı bir atasözü. Aynı atasözünün Kürtler üzerinden de dillendirildiği görülmektedir.

"Bugün pazar, gavurlar azar."(3): Gayri-Müslimleri aşağılamaya yönelik ayrımcı bir deyiş.

"Gavur": Bu kelime, günlük dilde Gayri-Müslim ile kötüyü özdeşleştirir. Argo kullanım anlamı ise "kasap"tır.(4)

"Gavur a.. gibi yanmak": Irkçı ve cinsiyetçi argo bir deyiş. "Reco'nun binbir emekle çizdiği resimleri gavur a.. gibi yanan sobaya soktu." (Metin Kaçan - Ağır Roman)(5)

"Gavur etmek"(6) / "Gavur olmak": Boşa götürmek anlamında kullanılan ayrımcı bir deyim.

"Gavur eziyeti": Bile bile verilen zahmeti ya da eziyetli işi anlatmak için kullanılan ayrımcı bir deyim.

"Gavur gavurluğunu yapar.": Kötüden kötülük gelir anlamında kullanılan ayrımcı bir deyiş.

"Gavur icadı": Özellikle teknik konudaki yeniliklere yönelik tutucu duruşun ayrımcılıkla birleşen ifadesi.

"Gavur inadı": Yumuşatılamayacak inat türünü anlatan ayrımcı bir deyim.

"Gavur orucu gibi uzamak": Bir işin gereğinden çok sürdüğü anlamında kullanılan ve Türk Dil Kurumu sözlüğünde halen bulunabilen ayrımcı bir deyim.

"Gavur ölüsü": Oldukça ağır anlamına gelen bu ayrımcı deyim, gayri-Müslimleri aşağılama amacı güder.

"Gavur tohumu" / "Gavur dölü": Gayri-Müslimleri aşağılamak için kullanılan bu ayrımcı deyim, Müslüman bir kimse için kullanıldığında "hain" anlamına gelir.

"Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar."(7): "Kişi, hoşlanmasa da, geçimini sağlayan kişiye hizmet eder." anlamında kullanılan ve Türk Dil Kurumu sözlüğünde halen bulunabilen ayrımcı bir atasözü.

"İstavroz fidesi": Hıristiyanlara karşı kullanılan bu ayrımcı deyim, "gavur tohumu" ile aynı anlama gelir.

"İstavrozundan başlamak": Hıristiyanlara ayrımcı bir gönderme yapan bu deyim, ağır küfür edileceğini belirterek göz korkutma amacı güder.

"İstavrozunu şaşırmak": Neye uğradığını bilmemek anlamına gelen ayrımcı bir deyim.

"Kırk yıldır patriğin eşeğini becermek": Bu ırkçı ve cinsiyetçi deyiş, tecrübeli kişileri betimlemek için kullanılır.

"Papaz": Hırıstiyan din adamı anlamına gelen bu terim argo kullanımında; "hoşgörüsüz ve yaşlı kimse", "yaşlı ve nemrut erkek" ve "hela" anlamına gelir.(8)

"Papaz olmak": İki ya da daha fazla kişi arasındaki ilişkinin bozulması durumunda kullanılan ayrımcı bir argo deyiş.

"Papaz uçurmak": İçkili alem yapmak anlamına gelen ayrımcı bir argo deyiş. "Bir akşam şunun şurasındaki incirlerin altında çilingir sofrasını kurup bir papaz uçuralım." (Osman Cemal Kaygılı - Çingeneler)(9)

"Papaza borcunu ödemek": İşemek, dışkılamak anlamına gelen ayrımcı bir argo deyiş.(10)

"Papaza gitmek": Tuvalete gitmek anlamına gelen ayrımcı bir argo deyiş.(11)

"Papazcı": Üçkağıtçı anlamına gelen ayrımcı bir argo deyiş.(12)

"Papazı bulmak": Kötü bir sonuçla karşılaşmak ya da ölmek anlamına gelen ayrımcı bir argo deyiş. "Senin pencereye bir erketeci koymazsan hep beraber papazı bulduğumuz gündür, gözünü seveyim babacığım, göster kendini." (Ratip Tahir Burak - Hapishane Hatıraları)(13)

"Papazı kaçırmak": Bu ayrımcı argo deyiş, eğlencenin dozunu kaçırmak anlamına gelir.

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

Ermeni ve Rumlara Karşı Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"Agop'un kazı gibi yutmak": Yemeği çabuk ve açgözlü bir şekilde yemek anlamına gelen bu ırkçı deyim, Ermenileri açgözlülükle özdeşleştirir.

"Erindiğinden Ermeni'ye dayı demek": Özellikle Gaziantep yöresinde üşengeç insanları betimlemek için kullanılan ırkçı bir deyim.

"Ermeni!": "Ermeni" terimi, özellikle annelerin çocuklarına sinirlendiklerinde, "zalim", "eziyet eden" kişi anlamında kullandıkları ırkçı bir ünlemdir.

"Ermeni dölü / Ermeni tohumu"/"Rum dölü / Rum tohumu": Ermenileri / Rumları aşağılamak için kullanılan bu deyim, Ermeni / Rum olmayan kişiler için kullanıldığında "hain" anlamına gelir.

"Ermeni feneri gibi dönmek"(1): Sözünde durmamak, çıkarına göre taraf değiştirmek anlamında kullanılan ırkçı bir deyim.*

"Ermeni gelini gibi (kırıtmak)": Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde halen bulunabilen, ağır ya da yavaş hareket etmek anlamında kullanılan bu ırkçı ve cinsiyetçi deyim, dolaylı olarak Ermeni kadınları aşağılama amacı güder.

"Madem ki Ermeni, istemeden vermeli.": Hem ırkçı hem de cinsiyetçi olan bu argo deyiş, Ermenileri aşağılamak için uydurulmuştur.

"Marika" ("Az ye de, kendine bir Marika tut." / "Sofrayı da Marika kaldırsın."): Cumhuriyet'in ilk yıllarında, İstanbul'da yaşayan fakir Rum ailelerin kızlarının ismi, genelde, "Marika" olurmuş ve bunlar, çoğunlukla, evlerde hizmetçi olarak çalışırmış. İçinde "Marika" isminin geçtiği bu ve benzeri deyişler, halen İstanbul'da yaşayan Rumlar ya da Batı Trakya göçmenleri arasında kullanılmaktadır.**

"palikarya" ("παληκαρια"): Yunanca'da "delikanlı" anlamına gelen "palikari" kelimesinin çoğulu olan bu kelime, Türkçe'de İstanbul'da yaşayan Rumlara ya da Yunan ve Kıbrıs askerlerine yönelik olarak "ödlek", "korkak" anlamında kullanılmıştır.***

"Rum hatunu yatakta, Ermeni hatunu mutfakta yapmak": Hem ırkçı hem de cinsiyetçi olan argo bir deyiş.

"Şarabı dökülmüş Ermeni gibi susmak": Susup kalmak anlamında kullanılan ırkçı bir deyim.****

Araplara Karşı Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"Anladıysam Arap olayım.": Söylenen söz ya da yaşanan durumun anlaşılmayacak kadar saçma ya da karmaşık olduğunu ifade eden ve Araplar üzerinden renk ayrımcılığı yapan bir deyimdir.

"Arap eli öpmekle dudak kararmaz.": Kirli, pis ya da çirkin bir şeye bulaşmakla insanın kirlenmeyeceği anlamına gelen bu atasözü, Araplara ten renklerinden ötürü ırkçı bir gönderme yapmaktadır.

"Arap gibi olmak": Simsiyah olmak, kararmak anlamında kullanılan ırkçı bir deyim.

"Arap olayım": "Söylediğim söz doğru değilse simsiyah olayım." anlamında kullanılan ırkçı bir deyim. Örneğin, "kahve içersen Arap olursun" deyişi, çocukları kahve içmek gibi alışkanlıklardan uzak tutmak için, "kararırsın", "simsiyah olursun" anlamında söylenmektedir.

"Arap saçına dönmek": Bir şeyin karmakarışık olması durumunu ifade eden bu deyim, Araplara ırkçı bir gönderme yapmaktadır.

"Arap yağı bol buldu mu, kıçına başına sürermiş.": Görmemiş insanları betimlemek için Araplar üzerinden söylenen ırkçı bir deyiş.*

"Fotoğrafın Arabı": "Negatif" anlamına gelen bu deyiş, Araplara yine ten renkleri üzerinden gönderme yapmaktadır.

"İçtin şarabı, ...tin Arabı.": Araplara gönderme yapan ırkçı ve cinsiyetçi argo bir deyiş.

"Ne Şam'ın şekeri, ne Arabın zekeri": Arapların ne şekerinden ne de askerinden hayır gelmeyeceğini ifade eden ırkçı bir deyiş. Bu ayrımcı deyiş, "Ne Şam'ın şekeri, ne Arabın yüzü" şeklinde de kullanılmaktadır.

Romanlara Karşı Ayrımcı Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"72 buçuk millet": Bu deyişteki "buçuk" Romanların tam bir millet olmadığı anlamına gelir.

"Çingen çalar, Kürt oynar."(1): Uyumsuz ve karışık yer veya durumu ifade etmek için kullanılan bir deyiş.

"Çingen hesabı yapmak.": Önemsiz, ufak şeyleri hesap etme anlamında kullanılan bu ırkçı deyim, Romanları aşağılama amacı güder.

"Çingene borcu": Önemsiz ve dağınık borçları betimlemek için kullanılan bu deyim, Romanlara ırkçı bir gönderme yapmaktadır.

"Çingene ciğer pişirir, yemeden karnın(-ı) şişirir."(2): Yemeği bitmesin diye yemeden doyduğunu söyleyecek kadar cimri olan kişiyi betimlemek için kullanılan bu atasözü, Romanları cimrilikle özdeşleştirir. Bu deyişin farklı bir versiyonu da şu şekildedir: "Çingene ciğer pişirir, yarısını küle düşürür."

"Çingene çergesi / Çingene çadırı": Derme çatma ve pis bir yeri betimlemek için kullanılan bu ırkçı deyim, Romanların yaşam alanlarını yoksulluk ve kirlilikle özdeşleştirir.

"Çingene çergesinde (çatırında) musandıra ne arar?"(3): Yoksul kimselerden bir şey beklenemeyeceği anlamına gelen bu ırkçı deyiş, Romanları aşağılama amacı güder.

"Çingene çingeneye çatmadıkça kasnak (eleği) boynuna geçmez."(4): "Bayağı kişilerin utanmaları için birbirlerine girmeleri gerekir." anlamına gelen bu ayrımcı atasözü, bayağı sıfatını çingene kelimesiyle özdeşleştirir.

"Çingene düğünü": Gürültülü ve düzensiz bir topluluğu anlatan bu ırkçı deyim, Romanların yaşam biçimlerini kargaşa ile özdeşleştirir.

"Çingene erişemediği harmanı, zekatına sayarmış.": Romanları aşağılamaya yönelik ırkçı bir atasözü.

"Çingene eteği": Fırfırlı ve rengarenk parçaların birleşmesiyle oluşan etekleri anlatan bu deyim, Romanların giyim tarzını kalıplaştırır.

"Çingene evinde kaymak eğlenmez / bulunmaz."(5): Romanları açgözlü ya da düzensiz olarak niteleyen ırkçı bir atasözü.

"Çingene göçü": Düzensiz göçü betimleyen bu deyim, yine Romanları kargaşa ile özdeşleştirir.

"Çingene haraççısına benzer."(6): Romanları kötü ve güvenilmez gösteren ayrımcı bir atasözü.

"Çingene kavgası": Önemsiz atışmalarla başlayıp küfürlerle devam eden kavgaları anlatmak için kullanılan bu deyim, Romanları kavgacı olarak betimler.

"Çingene kılıklı": Çirkin kişileri betimlemek için kullanılan bu deyim, Romanları aşağılama amacı güder.

"Çingene kızı hatun olmaz, dilenmezse karnı doymaz.": Romanları aşağılayan bu ırkçı atasözü, Romanlara "karaçı" denen Şanlıurfa yöresinde de kullanılmaktadır: "Karaçı kızı hatun olmaz, dilenmezse karnı doymaz."

"Çingene parası": Bozuk para anlamına gelen bu deyim, Romanları yoksullukla özdeşleştirir.

"Çingene pişirir, yemeden karnını şişirir.": Romanları aşağılayan başka bir ırkçı deyiş.

"Çingeneden çoban olmaz, Yahudi'den pehlivan": Bu ırkçı atasözüne göre, Çingene dürüst ve Yahudi cesur olmadığı için bunlar, sırasıyla, çoban ve pehlivan olamazlar.

"Çingenenin ekmeği rüyasına girer.": Romanları aşağı gösteren ırkçı bir atasözü.

"Çingenenin mahkemeye gidişi gibi"(7): Romanları aşağı gösteren ırkçı bir deyim.

"Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış."(8): Romanları sorumsuz ve ellerine fırsat geçtiğinde en yakınlarına dahi ihanet edecek derecede hain olarak betimleyen ırkçı bir atasözü.

"Çingeneyi paşa yapmışlar, "Şu ağaçlardan ne güzel kasnak olur?" demiş.: Romanları aşağılamaya yönelik ırkçı bir deyiş.

"Çingeneyle ahbap olanın mükafatı kalbur olur.": Romanları aşağılayan başka bir ırkçı deyiş.

"Herkes sakız çiğner, ama Çingene kızı tadını çıkarır."(9): "Bir işi iştahla ve dikkat çekecek şekilde yapacak kişi, o işin meraklısıdır." anlamında kullanılan ayrımcı bir deyiş.* (Aynı deyiş, "Kürt kızı tadını çıkarır" şeklinde de söylenmektedir.)

"Mart ayların çingenesidir."(10): Bu ayrımcı deyiş, Mart ayının ne yapacağı belli olmayan, dolayısıyla güvenilmeyen bir ay olduğunu Romanlar üzerinden anlatır.

"Sen bir garip çingenesin, telli (gümüşlü) zurna nene gerek."(11): "Kişi, sahip olduğu konumun üstünde bir işe kalkışmamalıdır." anlamında kullanılan Romanları toplumun fakir ve aşağı tabakası olarak gösteren ayrımcı bir deyiş.

"Şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler.": "Mert çingene hırsızlığıyla övünür" anlamına gelen bu ayrımcı atasözü, kötü eylemlerle övünülmez anlamında kullanılmaktadır. Türkçe'de Romanları ifade etmek için, "Çingene" terimine ek olarak, "Kıpti" terimi kullanılmaktadır. Sayıları 10 ila 20 milyon arasında olduğu sanılan ve Mısır'da yaşayan Hıristiyan bir etno-sosyal topluluk olan Kıptilere Romanları ifade etmek için yapılan bu gönderme ile Batı dillerinde Romanlar için kullanılan "gypsy" kelimesinin kökenleri arasında etimolojik olarak merak uyandıran bir çakışma vardır. Nitekim, Türkçe'deki "çingene" terimi, Yunanca'daki "tsinganos" ("τσιγγάνος") kelimesinden türemiş ve bu kelime de, Eski Yunanca'da "Mısırlı" anlamında kullanılmıştır. Bütün bunlar, Roman halkının Mısırlı olduğuna inanıldığını göstermektedir.

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

Türkçe Cinsiyetçi Deyiş, Deyim ve Atasözleri

"Kız" ve "Oğlan"

"Beş kız bir oğlanın yerini tutar mı? / Oğlansız evde duman tüter mi?"(1)

"Hem kız, hem baldırı düz, hem de ucuz olur mu?": Kusursuzun imkansızlığına işaret eden cinsiyetçi bir atasözü.

"İnsanoğlu": Bu deyiş, İngilizce karşılığıyla "mankind", tüm insanları ifade etmesine rağmen gerçek anlamıyla yalnızca insan oğullarından bahsetmektedir.

"Kız gibi": Kullanılmamış, yeni bir eşyayı betimlemek için kullanılan cinsiyetçi bir deyiş.*

- Cinsiyetçi deyiş, deyim ve atasözleri; kız çocuğu dert, oğlan çocuğu ödül olarak gösterir:

"Bir (ev) gemi donanır, bir kız (çıplak) donanmaz."(2)

"Bir evde bir kız, biri çuvaldız biri biz."(2)

"Kız doğuran tez kocar."

"Kız yükü, tuz yükü."

"Kızı kıza koşarsan kahpe, oğlanı oğlana koşarsan deyyus olur."

"Kızın var mı, derdin var." / "Kızın var mı, sızın var."

"Kızını dövmeyen, dizini döver."(2)

"Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün."**

"Oğlan doğurdum, oydu beni; kız doğurdum, soydu beni."**

"Oğlan olsun deli olsun, ekmek olsun kuru olsun."**

"Oğlandır oktur, her evde yoktur."

"Oğlanı her karı doğurmaz, er karı doğurur."

"Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü." (Torunlar için)

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

Wenn ich mir die Beispiele so anschaue, kann ich nur sagen, glücklich sind die Unwissenden!
;)

 
0

evina schrieb:


> Wenn ich mir die Beispiele so anschaue, kann ich
> nur sagen, glücklich sind die Unwissenden!
> ;)

Hahaha, genau! :D

 
0

- Bu deyişler, erkek ve kadınları doğaları bakımından birbirinden ayırır ve onlara erkek egemen toplum içinde kendilerini bekleyen toplumsal rolleri öğretir:

"Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur."

"Elinin hamuruyla erkek işine karışma."

"Erkek getirmeyi, kadın yitirmeyi bilmeli."(2)

"Erkek sel, kadın (avrat) göl."(2)

"Erkek vefakar, kadın cefakar."

"Kadının fendi, erkeği yendi."(2)

"Pekmezi küpten, kadını kökten al."(2)

"Tarlanın taşlısı, karının (kadının) saçlısı."(2)

- Bu deyişler, kadınları doğal olarak aşağı/alt gösterir:

"A.. olanın dini olmaz."

"Avrat malı, kapı mandalı" / "Karı malı, hamam tokmağıdır."(4)

"Avrattan vefa, zehirden şifa"**

"Benim derdim inekle dana, karının derdi sürmeyle kına."(2)

"Çirkin karı ev toplar, güzel karı düğün gezer."(2)

"Eksik etek"

"Er kocarsa koç, karı kocarsa hiç olur."

"Erkeğin nefsi birdir, kadınınki dokuz."**

"Gökyüzünde düğün var deseler, kadınlar merdiven kurmaya kalkar."(2)

"Kadın erkeğin elinin kiridir."

"Kadın erkeğin şeytanıdır."

"Kadın kısmına sır verilmez."

"Kadın yüzünden gülen, ömründe bir kere güler."**

"Kadını sırdaş eden esrara tellal aramaz."

"Kadının biri ala, ikisi beladır."**

"Kadının hükmettiği evde mutluluk olmaz."

"Kadının sofusu şeytanın maskarası."

"Kadının şamdanı altın olsa mumunu dikecek erkektir."(2)

"Kadının şerri, şeytanın şerrine eştir."

"Kadının yüklediği yük, şuraya varmaz."**

"Karı gibi konuşma!"

"Karıya sır verme, kındarayla tög silme."

"Kaşık düşmanı"

"Keseye kadın eli girerse bereket gider."**

"Saçı uzun, aklı kısa"

- Bu deyişler, kadını kocasının egemenliğine hazırlar:

"Avradı er zapdetmez, ar zapdeder."

"Avradı eri saklar, peyniri deri."

"Avrat var arpa unundan aş yapar, avrat var buğday unundan keş yapar."(5)

"Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar."(6)

"Avrat var zavranı zort, avrat var hazreti mülk."

"Avradın dolaşığı, akşamdan sabaha kor bulaşığı."

"Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez."(2)

"Buyurmadan tutan evlat, gün doğmadan kalkan avrat, deh demeden yürüyen at."(7)

"Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer."(2)

"Eti ciğer eden de avrat, ciğeri et eden de."(8)

"İyi ipek kendini kırdırmaz, iyi kadın kendini dövdürmez."**

"Kadın erkeği rezil de eder, vezir de."

"Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır."

- Bu deyişlerle, anneliğin kadının üstleneceği en kutsal rol olduğu öğretilir:

"Çocuksuz kadın, meyvesiz ağaca benzer."

"Kadın gavurdur, Müslüman anasıdır."

"Oğlanı kızı olmayan avrattan, eski hasır yeydir."

- Bu deyişlerde kardeş, eşten değerli olarak gösterilir:

"Kardeş bulunmaz, karı bulunur."

"Kardeş mezarı yok, karı mezarı çok."

"Kardeş yürek yağı, karı çarık bağı."

- Bu deyişler, kadına şiddeti meşrulaştırır:

"Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek yanaşmaz."*

"Kocanın vurduğu yerde gül biter."

"Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin."

"Kadının yüzünün karası, erkeğin elinin kınası.

- Ve diğer niceleri...

"Dul karı, kendi sabunuyla yıkanır."**

"Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz." / "Ihlamurdan odun olmaz, beslemeden kadın olmaz."

"Halayıktan kadın olmaz, gül ağacından odun."**

"Bayan" ve "Erkek"

- Erkek yerine "bay" kullanılmadığı halde, kadın yerine "bayan" kullanıldığı aşağıdaki gibi deyişler, cinsiyet çağrışımı yapan "kadın" yerine, cinsiyetsiz "bayan" kelimesini tercih eder. Kadına kadın demekten utanan, ama erkeğe erkek demekten utanmayan bu cinsiyetçi bakış açısı, erkek cinselliğinin utanılacak bir şey olmadığını düşünürken kadın cinselliğini toplumsal bir ayıp olarak algılar:

"Bayan kuaförü" ("Bayanlar tuvaleti" vb.)

"Bayanlar ligi" ("Bayan reyonu" vb.)

"Bayan doktor" ("Bayan yazar", "bayan öğretmen" vb.)

"Adam"

- Bir eylem, kişi, durum ya da olayın, olması gerektiği gibi, düzgün olduğunu belirtmek için kullanılır:

"Adam etmek"(2)

"Adam gibi adam" / "Adam gibi kadın"

"Adam gibi (davranmak)"*

"Adam olana bir söz yeter."(2)

"Adam olana çok bile."(2)

"Adam olmak"*

"Adam yerine (hesabına) koymak."(2)

"Adama benzemek (dönmek)"(2)

"Adamakıllı"*

"Adamdan saymak."(2)

-"Adam", bütün bireylerden bahsettiği anlamı "insan" ile de cinsiyetçidir:

"Acı (kötü) söz insanı (adamı) dinden çıkarır, tatlı söz yılanı inden çıkarır."(2)

"Adam adama (gene, her zaman) gerek olur."(2)

"Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil."(2)

"Adam adamdan korkmaz, utanır."(2)

"Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir atlastan olsa çulu."(2)

"Adam adamı bir kere aldatır."(2)

"Adam beğenmemek."(2)

"Adam içine çıkmak."(2)

"Adam içine karışmak."(2)

"Adamın adı çıkacağına canı çıksın."(2)

"Adamın iyisi işbaşında (alışverişte) belli olur."(2)

"Adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork."(2)

"Ağaca dayanma kurur, adama (insana) dayanma ölür."(2)

"Akıl adama sermayedir."(2)

"At, adımına göre değil, adamına göre yürür."(2)

"Az günün adamı olmamak."(2)

"Bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur."(2)

"Dün cin olmuş, bugün adam çarpıyor."(2)

"İnsan (adam) kıymetini insan (adam) bilir."(2)

"İnsanın (adamın) alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır."(2)

"İşinin adamı (olmak)."(2)

"Kalıbının adamı olmamak."(2)

"Kalıp kıyafetle adam adam olmaz."(2)

"Kuyudan adam çıkarmak."(2)

"Kürk ile börk ile adam olunmaz."(2)

"Mal adama hem dost, hem düşmandır."(2)

"Mürüvvetsiz adam, suyu çekilmiş değirmene benzer."(2)

"İşadamı". ("Bilimadamı" vb.)

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
  
İşlem sürüyor...




Almanca Türkçe Sözlük Forumu DasForum’a hoşgeldiniz! Almanca öğrenmek isteyenlerin, Almanca öğretmenlerinin, Almanca eğitmenlerinin, çevirmenlerin ve mesleği gereği Almanca ile içli dışlı olan herkesin ihtiyacına uygun 25 bin civarında üstün kaliteli kaydın yer aldığı forumun kullanımı tamamen ücretsizdir. Forumda yer alan metinleri okumak için kaydolmanıza gerek yoktur. Yeni bir konu açmak ya da forumdaki bir yazıya cevap yazmak isteyenlerin ise DasForum’da ücretsiz bir hesap açmaları gerekmektedir.

DasForum’da saygın bir üslup ve dostane bir atmosferin hakim olduğunu özellikle belirtmekte fayda var.  Forumdaki bir diğer önemli konu ise soruların soruluş şekliyle ilgili. Bu yüzden DasForum’da yeni bir konu açmadan önce forum içinde araştırma yapmanın yanı sıra, Almanca dilinde yazılmış bu metni ve bu metne cevaben yazılı Türkçe metni okumanızı salık veririz.


Herzlich willkommen im kostenlosen, originalen deutsch-türkischen Lern- und Übersetzungsforum von DasSözlük! Das Forum ist ein Teil von DasSözlük und dient als kostenlose Austauschplattform für alle User. professionelle Übersetzer, Sprachwissenschaftler, Lehrer, Autoren, Journalisten sind hier genauso willkommen wie Türkisch-Lernende oder andere Laien.




LÜTFEN DİKKAT:

Eski CafeUni-hesaplarının tamamına yakınını yeniden kullanıma açmayı başarabildik. Forumdaki eski hesabını aktifleştirmek isteyenlerin şifremi unuttum fonksiyonunu kullanması rica olunur.
Eski forum kayıtlarının DasSözlük’e aktarımı esnasında bazı yazıların yanlışlıkla farklı bir rumuz altında yayına girdiğini tespit ettik. Aktarım işleminin bu amaç için geliştirdiğimiz özel bir yazılım ile yapıldığını belirtir bu durumdan olumsuz etkilenen tüm kullanıcıların affına sığınırız. Sözkonusu sorunu elle düzeltmek bir hayli meşakatli olacağı için çok gerekmediği müddetçe bu şekilde devam edilmesi ricamızı kabul etmenizi dileriz.

CafeUnis alte Forum ist wieder online! Wer sich im Forum einloggen will, wird gebeten die „Kennwort-Vergessen-Funktion“ zu benutzen. Wir konnten fast alle Accounts retten.


AFRtour: Almanya Fuar Turu B2B Partneriniz. Transfer, rehber, şehir turu, otel vb.

Almanya Fuar Turları: Almanca-Türkçe-İngilizce konuşan tercüman eşliğinde fuar turları.

SuperSözlük: Büyük Türkçe deyimler, atasözleri, eş, benzer ve zıt anlamlılar sözlüğü.

WebDolmetscher: Alman mahkemeleri ve devlet dairelerinde geçerli Türkçe-Almanca mükemmel çeviri.