TBMM İnternet Sayfası
Sayın Fatih Bey,
Atıfta bulunduğunuz sözlerimin sizi neden kırdığını anlamış değilim. Konuyu saatlerce araştırıp, görüşlerimi örneklerle ifade ederek, önerilen çevirilerin artılarını ve eksilerini irdeleyip, anlambilimsel ve terimbilimsel sorulara cevap aradığım yazımı birkaç kişi dışında kimse okumaz ve muhataplarımdan bazıları görüşlerime ve yöneltilen sorulara cevap vermek yerine tartışmaya "dediğim dedik, çaldığım düdük" tutumuyla devam etmek isterse, böyle bir tartışmadan sonra sizin seçeceğiniz bir karşılık gerçekten umurumda değil. Bu şahsınıza değil, yordama yönelik bir söylemdir. Aksine, işini ciddîye alıp, inceleyen, irdeleyen, düşünen, araştıran, başkalarına sormakta beis görmeyen sizin gibi insanlara ancak saygı duyarım.
Diğer tartışmalara katkıda bulunmayacağımı daha önce belirtmiştim ki siz zaten başka bir çözüm yolu bulmuşsunuz. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Yanıtlar (6)
Her ne kadar bu tartısmalar bizi de yorduysa da,
bu tür tartismalarla özellikle bizi izleyenler cok sey ögrenmekteler.
Bu yüzden sorularinizi sormaya devam etmenizi rica ediyoruz. Hem biz hem bizi izleyenler bir seyler ögreniyorlar. Hem de siz kelime bulmakta veya cümlenizin nasil daha iyi ifade edilebilecegine daha iyi karar verebilirsiniz. Bu tartismalardan korkmayiniz. Biz Levent Beyin dedigi gibi biraz "aykırı kişileriz', ama bu konuda bizden daha iyi bir forum herhalde yoktur veya azdır.
Sayın Fatih Bey,
Kantürk'a katılıyorum. Ayrıca sadece yukarıda alıntıladığınız cümleyi değil, tüm bu tartışmayı kendi üstüne yormamanız gerekiyor bence. Sanırım, bu forumdaki çevirmenler aslında elinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştılar, sonraysa ne yazık ki bir tür yarışmaya başladık. Ancak bir sonraki sorunuzda aynısının meydana geleceğini sanmıyorum. Ya gelse, deseniz... Okumayın, aldırmayın cevaplamayın, kavga edenleri kendi haline bırakın.
Ekibinize iyi çalışmalar dilerim.
Eva
Özür dileyerek, ifade ve kanaat hürriyeti hakkımı kullanrak farklı düşündüğümü belirtmek istiyorum.
Tabii ki Fatih Beyin iyi niyetinden hiçbir şüphem yok. Ancak yine de açık olmayan veya tasvip etmediğim bazı hususlar var:
1) Zannedersem bu beş kişilik ekip, profesyonel tercümanlardan oluşmuyor. Bu durumda bu denli önemli görülen bir iş niçin profesyonel çevirmenlere verilmiyor?
2) Eğer ekip tercümanlardan oluşuyorsa neden büyük olmayan bir metin beş kişi arasında paylaştırılıyor? Halbuki bir kalemden çıkması ve bir veya iki uzman tarafından incelenmesi uygun olurdu.
3) Bence kurumun adı işin içine karıştırılmamalıydı. Hem yetki gibi bazı sorunlar çıkabilir hem de işin aleniyet kazanması çeşitli açılardan hoş olmaz. Kurum adı belirtilmeden de burada yardım almak mümkün olurdu.
Saygılarımla,
Danke, Ultima Ratio
Ich dachte schon, ich bin die einzige, die genauso denkt.
...
Burada yer verdiğim ifadelerimin yeni tartışmalara yol açmaması temennisiyle herkese saygılarımı sunuyorum.
Fatih
dedikten sonra ...
Saygıdeğer arkadaşlarım/meslektaşlarım,*
Forumun kalitesine, disiplin ve verimliliğine katkı sağlayacağı düşüncesiyle, aşağıdaki hususları izninizle sizlerle paylaşmak istiyorum:
- Saygı ve edep ölçüleri içinde kalmak şartıyla, forumda herkesin eşit seviyede fikir belirtme/paylaşma özgürlüğü vardır; tek fark bilgi/tecrübe/anlayış seviyesinden kaynaklanabilir ki, bunu da hoşgörü ve saygı ile karşılamalıyız. Fikirlerdeki -olası- yanlışları, yanlışın cinsine göre üyelerin bilgi ve tecrübeleri, akl-ı selimi, ahlaki ve vicdani değer yargıları yani ortak aklı belirleyecek ve eğer mümkün ise düzeltecektir. Herhangi bir nedenle düzeltemediğimiz veya kesin bir sonuca ulaştıramadığımız tartışmalarda saygı ve edep kurallarını mutlaka korumalı, inatlaşma/hakaret v.b. olumsuz tavırlara girmekten kaçınmalıyız. Böyle durumlarda öfkemize/hislerimize kapılmamalı, kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak (empati yaparak) durum değerlendirmesi yapmalıyız. Hatamızı anladığımızda da özür dilemeyi becerebilmeli, bunu bir "gurur meselesi" yapmama olgunluğunu göstermeliyiz (Jeder Mensch irrt sich).
- Fikir alış-verişlerimizde niyetimiz sadece " doğruyu aramak ve mümkün ise bulmak " olmalı, kendimizi haklı çıkarmak değil.
- Eleştirilerimiz mutlaka yapıcı olmalı , asla yıkıcı olmamalı; iyi niyetle yapılmış yapıcı eleştirilere karşı da gereksiz "alınganlık" veya "karşı savunma" tavırlarına girmemeliyiz. Yıkıcı eleştirilere karşı da kendimizi mutlaka savunmak zorunda hissetmemeli, "kötü söz/davranış sahibine aittir" diyebilmeli ve tartışmanın büyümesine fırsat vermemeliyiz.
- Yapıcı ve art niyetsiz eleştirileri eksiklerimizi görmek ve düzeltmek, dolayısıyla seviyemizi yükseltmek için bulunmaz bir fırsat olarak görmeliyiz.
- Forumdaki olumlu ya da olumsuz bütün tavır ve düşüncelerimizin sadece karşı tarafı/muhatap kişiyi değil, -tahmin edemeyeceğimiz sayıdaki- geniş bir üye+kullanıcı kitlesini de etkileceğini unutmamalı, her tutumumuzda böyle büyük bir kitleye karşı sorumluluğumuzun farkında olmalıyız.
Bu güzelliklerin yaşatılmasında birbirimize karşı saygı, sevgi ve hoşgörümüzü sürdürür isek, kazanan hep BİZ/HEPİMİZ oluruz.:):)
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
* Hepimizi ilgilendireceğini düşündüğüm yukarıdaki naçizane görüş ve tavsiyelerimin, cereyan eden tartışmayla, hiçbir tartışmacıyla ve onların hiçbir tutumuyla ilişkilendiril me mesini özellikle rica ederim.
Forumda tartışmaya katıl → Yanıt yazmak, teşekkür etmek ve kendi mesajını eklemek için DasSözlük uygulamasını aç.