Christoph peter'in romanı
herkese selamlar...
ben mütercim-tercümanlık bölümü öğrencisiyim... Hocamız sağolsun çok ilginç metinler bulmayı çok iyi beceriyor... Christoph Peter'in Ein Tuch aus Nacht adlı romanını tanıtan bir metni bize çevirmemiz için verdi..
ama başlığın ne manaya geldiğini bi türlü çözemedim...
başlık şu....
"Der Teppich der falschen Zeichen"
bana yardım eder misiniz acaba bu başlıkla kastedilen ne olabilir??
yardımlarınız için şimdikten teşekkürler
yalnız çabuk olursa çok sevinirim...
Antworten (7)
merhaba, bana göre basligin tercümesi: "YANLIS iSARETLERiN HALISI"
kusura bakma biraz geç cevap yazdım..
teşekkürler... bende öyle çeviriyordum ama metin içinden gözüme bir cümle takıldı ve o cümleden "halı"dan neyi kastettiğini buldum
yazayım buraya da.. belki başka arkadaşlara da çevirisi gelir
"Yanlış simgelerin(işaretlerin) şehri"
kastettiği şehir İstanbul. olaylar İstanbul'da geçiyor zaten...
tekrar teşekkürler...
Faruktan selamlarla k.i.b.
kitabi okumadim konuyu bilmiyorum ama aklima söyle birsey geliyor...hali dokunan örülen birsey acaba kastedilen bir yanlislar örgüsü, dokusu mu? kitap film basliklari cok önemli...cok yanlis cevirilerle karsilasiyoruz
kolay gelsin
selamlar
Sevgili Hülya,
Gerçekten hocayla çok tartıştık bu başlık yüzünden
Ama metinin tamamının çeviris yaptıktan sonra başlıktan kastının tamemen ne olduğu ortaya çıktı..
Romandan bahsedeyim kısaca... Bir Grup Alman öğrencinin profesörleri ile öğrenim gezisi için geldikleri İstanbul'da uzaktan gördükleri/bildikleri gibi değil de çok daha sert, acımasız bir İstanbul ile karşılaşmalarını ve albin adlı gencin bir ceset bulmasıyla devam ediyor.
İstanbul güzeldir derler ya hep. Avrupalı insan gerçekten İstanbul'u güzel görür.. Gerçekten de güzeldir.. burda şüphe yok.. ama arka sokakları da çok acımasızdır... işte bu yüzden "Yanlış İşaretlerin Şehri" diye bir başlık seçmiş yazar... yani demek istediği şu.. İstanbul'u çok da güzel bir şehir sanmayın.. bakın bunun arka sokakları da böyle" demek istiyor.
Hocamız demişti... Türkçe'ye çevrilse kesinlikle yazar eleştiri yağmuruna tutulur diye... bence de haklıymış...insanımız biraz böyle konularda rahatsızdır ya.. ondan olacak herhal..
Selamlar...
Arkadaşlar bu başlık romanın içerği iyice ortaya çıktıktan sonra konur bence. Eski halıların dili vardır ve oradaki motiflerle birşeyler anlatılır. Eli belinde motifi örneğin. Ya da doğumlar ve ölümler için ayrı halılar dokunur. Eski zamanlarda halılar konuşurdu da aynı zamanda.
Romanda bir halı hikayesi var mı?
O zaman ben olsam "Aldatan halı" diye çevirirdim.
Kolay gelsin
Biraz gec ama, ben bu sayfayi yeni buldum. Bende Almanya'da yeminli tercümanim ve 2003 senesinden iki Alman gazetesinin kitap hakkinda kisa elestirilerini buldum. Onlari size gönderiyorum.
Selam ve basarilar
Vildan
______________________________________________________
Rezensionsnotiz zu Frankfurter Allgemeine Zeitung, [Telefonnummer entfernt]
Als besonders kunstvollen, raffinierten, romantischen und interessantesten Liebesromane feiert Rezensent Volker Weidermann Christoph Peters' neues Buch. Trotz aller Verrätselung sei es immer unangestrengt zu lesen. Zwei Erzählstränge sieht der Rezensent zu einem Bild der Liebe hinführen, das es seiner Ansicht nach nicht wirklich geben kann. Bei dem einen Erzählstrang handelt es sich den Informationen des Rezensenten zufolge um die Suche nach dem Mörder des Juwelenhändlers Miller, der in seinem Hotelzimmer erschossen wurde. Der zweite Erzählstrang widmet sich der Wirklichkeitssuche durch den "rauschfreudigen" Mordzeugen und Protagonisten, den Steinbildhauer Albin, der Schwierigkeiten hat, zwischen Rausch, Wirklichkeit und Halluzination zu unterscheiden. Der fabulierfreudigen Endphase des Deliriums, wie wir lesen, gefährlich nahe, unternimmt der alkoholkranke Künstler auf der Suche nach Mörder und Motiv eine Reise nach Istanbul: "Eine Reise in die Dunkelheit, wo die Liebe endet, die Kunst und auch das Leben". Weidermann bewundert an diesem Roman besonders die unheimliche Atmosphäre eines Gedächtnisverlusts in der Wirklichkeit. Selten zuvor hat er Ähnliches gelesen.
Rezensionsnotiz zu Die Zeit, 25.09.2003
Scheint ziemlich vertrackt zuzugehen in diesem Roman, aber Hubert Winkels bemüht sich redlich, seine Faszination kenntlich zu machen - und es gelingt ihm auch. Aus zwei Perspektiven wird die Geschichte eines Mords erzählt, von dem wir zumindest in der Kritik nicht erfahren, ob er ihm Roman "wirklich" geschieht. Darum geht's nämlich: Was ist wirklich? Wie viel darf man dem einem Erzähler glauben, der ein Alkoholiker ist, immer an der Grenze zum Delirium tremens, und wie weit darf man dem anderen Erzähler trauen, der seine Version in bedenklich glatter und chronologischer Weise zum besten gibt? Und dann ist da noch Istanbul, wo das mysteriöse Buch spielt, die Erinnerung an den byzantinischen Bilderstreit um die Legitimität der Gottesabbildung, der dort im 8. Jahrhundert tobte, und die Inspiration an jenen "ornamentalen Dickichten und Labyrinthen", mit denen der Islam die Leerstelle der Figuration besetzte. Manchmal scheint Winkels das Buch ein wenig überkonstruiert, aber er sieht es dem Autor nach. Dieser Roman ist "feinste Webware".
bende baktım ve yardımcı olabilirsem şunlar dan başka bi şey çıkmıyor. böyle bi şey olabilirmi "yanlış giriş ve halı " yada " yanlış giriş halısı" zaten başka da düzgün cümle çıkmıyor. bide " halıdaki yanlış işaret " " sahte halıdaki işaret" de olabiliyor. sizekolay gelsin
Im Forum mitdiskutieren → Antworten, Danke-Klicks und eigene Beiträge gibt es in der DasSözlük-App.