Parlamentsbegriffe
Herkese merhabalar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi (Die Grosse Nationalversammlung der Türkei) internet sayfasını Almancaya tercüme etmeye çalışıyoruz. 5 kişilik bir ekibiz ve TBMM memuruyuz. Zaman zaman buradan sizlerin görüşüne başvurmaya çalışacağım.
Danışacağım ilk terimler, "Birleşim" ve "Oturum". Birleşim, TBMM'nin toplandığı her güne verilen ad. Oturum ise, Birleşimi oluşturan daha alt bir kavram. Şöyle ki: TBMM, örneğin 20 Mart Salı günü toplandı. Bu toplantı, BİRLEŞİM olarak adlandırılıyor. Diyelim ki, o birleşimde Başkan 3 defa ara verdi. Bu durumda, Salı BİRLEŞİMİ, 3 OTURUMdan müteşekkil oluyor.
"Birleşim=die Sitzung" diyecek olursak Oturum=???
Şimdiden teşekkürler.
Fatih ÇELEBİ
Yanıtlar (49)
Birleşim Sitzung, Zusammenkunft, Tagung (laut sözcükgezgini)
Oturum Sitzung
Tagung
1. Sitzung 2. Sitzung 3. Sitzung
diğer arkadaşların da kanaatini alalım
Die Arbeit in der Sitzungswoche beginnt für einige Abgeordnete bereits am Montag. Nachdem die Gremien der Parteien während des Vormittags (Präsidium und im Anschluss der Vorstand) zusammenkommen, treffen sich am Nachmittag die Fraktionsvorstände. Hierbei tagen zuerst die geschäftsführenden Fraktionsvorstände und im Anschluss die erweiterten Fraktionsvorstände. Außerdem tagen auch einige wichtige Untergremien der Fraktionen und bereiten die Ausschuss- und Plenumssitzungen der laufenden Woche vor. An Montagabenden tagen die meisten Landesgruppen der Fraktionen, um sich ebenfalls auf die am folgenden Tag stattfindende Fraktionssitzung vorzubereiten. Spätestens am Dienstagmorgen müssen alle Abgeordneten anwesend sein, denn dann treten in der Regel die einzelnen Ausschuss-Arbeitsgruppen der Fraktionen zusammen. Am Nachmittag finden die Fraktionssitzungen in der Regel um 15 Uhr statt. Am Mittwochmorgen finden Ausschusssitzungen statt. Ab spätem Mittag folgen die Fragestunde beziehungsweise die Aktuelle Stunde im Plenum . Donnerstags und freitags stehen schließlich die Plenumsdiskussionen auf dem Programm. Die Konzentration auf die zwei letzten Werktage in der Woche eröffnet den Ausschüssen die Möglichkeit, vor den Plenumssitzungen zusammenzukommen, außerdem kann so eine Überschneidung zwischen Ausschuss- und Plenumssitzungen besser vermieden werden. Die Sitzungswoche endet in der Regel am frühen Freitagnachmittag, damit die Abgeordneten in ihre Wahlkreise zurückreisen können. Dieses Schema der Arbeitswoche wird nicht immer strikt durchgehalten. So lässt sich in der Realität die Überschneidung von Ausschuss- und Plenumssitzungen nur schwer vermeiden.
aus
[Link entfernt]
Birleşim: Tagung
Oturum: Sitzung
Çevirilerinizi yayınlamadan burada kontrol ettirin
bazen komik şeyler olabiliyor
Also sprach Optimus:
(Optimus Böyle Buyurdu)
"Tagung" darf man auf keinen Fall nehmen .
"Letzte Tagung des Parlaments"
[Link entfernt]
Einigung über außerordentliche Tagung des Parlaments
[Link entfernt]
"Bei der zehnten Ordentlichen Tagung des Parlaments in Midrand forderte er als Vertreter Europas offiziell eine schnelle Umsetzung..."
[Link entfernt]
Für weitere 30.600 - 3 = 30.597 + mehr Beispiele mit anderen Suchkombinationen siehe:
[Link entfernt]
Bundestag'daki "Tag" sizce bugün mü, yarın mı yoksa öbür gün mü demek?
"Zunächst sollte man wissen, was unter den Begriffen "Tagung" und "Sitzung" zu verstehen ist":
ta|gen
2. vi (Parlament, Rat, Gericht) to sit
tagen [] v/i (h) jur., parl. be in session.
ta|gen [1: mhd. tagen= Gericht halten; (vor Gericht) verhandeln, zu: tac (1Tag)= Verhandlung(stag); 2: mhd. tagen, ahd. tagen]: 1. eine Tagung, Sitzung abhalten: das Gericht tagt; ein Kongress, das Parlament tagt ;
"Bundestag tagt"
[Link entfernt]
Kim kimi provoke ediyor çok değerli pek sayın meslektaşım?
Önce
Zunächst sollte man wissen, was unter den Begriffen "Tagung" und "Sitzung" zu verstehen ist.
yazıp ardından da
"Tagung" darf man auf keinen Fall nehmen
demek de neyin nesi oluyor?
Ben bilmiyor muyum ne anlama geldiklerini?
Bilmediğim için mi öneriyorum?
Önerime katılmayabilirsin, ama iki üç kaynak zikredip bilgiçlik taslayabileceğin son insanlardan biri olarak "laf ebeliği" ve "çocuksu oyunlar" yakıştırmalarını aynen iade ediyorum.
Başımıza uzman mı kesildiniz yahu!
Saygı istiyorsan önce saygılı ol!
Ne güzel, maddeler hâlinde sıralamışsın cevaplarını. Haklısın, böyle daha kolay oluyor. Çerez gibi...
"Olmazda" olmaz, "olmaz da" olur.
İyi geceler...
Evet Kantürk, haklısın. Tercümenin "tercüme kokmaması" için kontrol amaçlı bir okutma yapacağız. Teşekkürler, tavsiyen için...
Sevgili sözcük gezgini ve optimus. İkinize de emekleriniz için teşekkür ederim. Yazdıklarınız kesinlikle zihin açıcı oldu. Arkadaşlarla birlikte değerlendireceğiz. Benim paylaşımım nedeniyle bir polemik doğduğu için, ikinizden de özür dilerim. Selamlar.
Bitti mi? Herkes söylemek istediğini söyledi mi? Bugün içinde karşı çıkan olmazsa konuyu kapatacağım.
İlginiz için teşekkürler.
Sınıf başkanınız.
Sevgili Fatih Çelebi,
Asıl özür dilemesi gereken bizleriz. Ben kendi adıma sizlerden özür diliyorum.
Yasama Terimleri Sözlüğünden:
Birleşim: TBMM Genel Kurulunun belli bir günde açılan toplantısıdır. Her yasama yılında Genel Kurul toplantıları 1’den başlayarak sırasıyla bir
birleşim numarası alır.
Oturum: Bir birleşimin ara ile bölünen kısımlarından her biridir.
[Link entfernt]
Avusturya Parlamentosu Sözlüğünden:
Tagung
Sitzungsperiode oder Session, während der der Nationalrat Plenar- und Ausschusssitzungen abhalten kann.
Außerordentliche
die/der BundespräsidentIn kann den Nationalrat auch zu außerordentlichen Tagungen einberufen und muss dies tun, wenn es die Bundesregierung, mindestens ein Drittel der Abgeordneten oder der Bundesrat verlangt.
Ordentliche
die ordentliche Tagung des Nationalrates währt üblicherweise von Mitte September bis Mitte Juli.
[Link entfernt]
“Oturum” ve “birleşim” kavramları ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz.
TBMM'nin Toplantı Düzeni Yönünden Kapalı (Gizli) Oturum Kavramı ve Türk Parlamento Tarihinde Kapalı Oturumlar
[Link entfernt]
Takdir sizindir.
İyi çalışmalar dilerim
Fatih Bey,
iş yoğunluğum nedeniyle sorunuzla dün ilgilenemedim. İşinize bu denli ciddi bir yaklaşım içerisinde bulunmanız çok takdir edici.
Bu forumda size yardımcı olabilecek arkadaşlar bulacağınıza inanıyorum. Eğer ileride sağlıklı bir diyalog sağlanır ve ilişki sürdürülürse, bunun sonuçlarının her iki tarafa da büyük yararlar sağlayacağı kesindir.
Sorduğunuz kavramlar ve forum üyelerinin verdiği cevaplar, tartışma üzerinde düşüncelerimi bu akşam daha ayrıntılı bir biçimde ele almaya çalışacağım.
Başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum
Levent
Merhaba sevgili gençler, merhaba güzel kardeşlerim,
Almanyada yıllarca siyasetle uğraşmış biri olarak kabul buyurursanız bende fikrimi zikredeyim. Tabii bunun yanı sıra elbirliğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisimizin internet sayfasının geliştirilmesinde katkıda bulunabilirsek ne mutlu bize.
Değerli sözcük gezgini kardeşim öncelikle vermiş olduğun emek için diğer arkadaşlar adına da teşekkür ederim. Ancak affına sığınarak ve açıkçası biraz çekinerek belirtmek isterimki vermiş olduğun kaynakların çoğunun doğrudan Almanya (Almanca) ile maalesef pek ilgisi bulunmamaktadır. Vermiş olduğun kaynaklar Avusturya, Romanya, Google-Türkiye v.s. internet sayfaları. Almanca-Türkçe/Türkçe-Almanca kavram araştırmaları yaparken özellikle Avusturya ve İsviçre den yayınlanan internet sayfalarına başvurmamanızı öneririm. Zira bu ülkelerde kullanılan kavramlar ile Almanyada kullanılan kavramların arasında oldukça fark var. Elbette takdir senin.
Değerli Optimus kardeşim elbette senin ve diğer arkadaşların da emeğine sağlık.
Kanaatimce Optimus kardeşimizin vermiş olduğu kaynakları değerlendirirsek doğru yolda olduğumuzu anlarız. Güzel kardeşimizin de yazdığı gibi Tagung kavramınının bu çerçevede kullanılmaması doğru olanıdır. BİRLEŞİM için Sitzung elbette doğru. Fakat Plenarsitzung dersek biraz daha hoş olur diye düşünüyorum. OTURUM için benim ön gördüğüm kavram Sitzungsabschnitt dir. Zira Teilsitzung´un kısmi oturum olarak anlaşılma tehlikesi mevcuttur.
Sayın Fatih Çelebi değerlendirmelerinizi bizimle paylaşırsanız seviniriz.
Hayırlı Akşamlar dilerim. Sağlıcakla kalın.
Sevgili Okyanus,
Aramıza tekrar hoş geldiniz. Çekinmenize hiç gerek yok, görüşlerinizi elbette ki özgürce dile getireceksiniz (bunu yazmak zorunda olmam bile abesle iştigal, burası kimsenin tekelinde olmayan özgür bir forum ve öyle kalacak; daha önce böyle bir sorunla karşılaştığınız için ne demek istediğimi gayet iyi biliyorsunuz). Özellikle Almanya Almancası ile ilgili değerlendirmelerinize katılmıyorum. Diğer arkadaşlardan gelecek yanıtları bekliyorum. Belki daha iyi çeviriler önerirler...
Sağlıcakla kalın
birleşim kelimesinin karşılığı olarak diğer arkadaşların yaptığı "Tagung" önerisini son derece doğru buluyorum.
Bugün kullanılan "birleşim" kavramı yerine eskiden "inikat" denirdi. Bu kavramı eski meclis tutanaklarında görebilirsiniz.
TBMM Zabıt Ceridesi
inikat: bkz. Steuerwald
inikat, -dı
1. Tagung f, Abhaltung f einer Sitzung
2. Abschluß m, Zustandekommen n (eines Vertrags)
birleşim
1. biol. Kopulation f *birleşme
2. Abhaltung f (einer Sitzung) *inikat
* Zusammenkunft (im Rahmen e-r Sitzung) f
3. Sitzung f *celse, oturum
*bu anlam, Steuerwald sözlüğünü tamamlama/yenileme yönünde uzun yıllardır Prof. Götz ile birlikte sürdürdüğümüz çalışma kapsamında ilave olunmuştur.
birleşim=inikat = Tagung f
inikat etmek
1. abgehalten werden (Sitzung)
2. abgeschlossen werden, zustandekommen (Vertrag)
Der Rat "Forschung" wird am 22. Juni eine Tagung abhalten; wenn das Europäische Parlament bereit ist, auf der Brüsseler Mai-Tagung am 27. und 28. Mai seine Stellungnahme abzugeben anstatt auf der Juni-Tagung in Straßburg...
(devamı var)
Günaydın Sevgili Arkadaşlar,
“tagen” fiilinden türetilmiş bir isim olarak “Tagung” önerisini ben de son derece doğru buluyorum.
“ tagte der Bundestag ”
[Link entfernt]
“ Tagung des Bundestags ”
[Link entfernt]
z.B. 29. September – Erste Tagung des Bundestags in Berlin
Başka bir seçenek de “Sitzungstag” olabilir:
Sitzungstag
[Link entfernt]
Ancak şuraya bakıldığında, “Sitzungstag”ın anlamının farklı olduğu anlaşılıyor:
[Link entfernt]
“Ein normaler Sitzungstag” des Bundestagsabgeordneten Kai Wegner
Kolay gelsin!
... devamı
oturum
Eski meclis tutanakları incelendiğinde, bu gün kullanılan "oturum" kavramının eski karşılığının "celse" olduğu görülüyor.
celse / gizli celse
oturum / kapalı oturum
Almanca örnek:
In einer geheimen Sitzung begründete der Rechtsdienst der EU-Kommission diese mit dem Satz: "Die USA wollen die Daten eben haben.
Sözcük gezgininin en başta önerdiği iki kavram da tam yerine oturmuş demek ki.
Sayın Okyanus, sayın Levent ve sayın eva.l sizlere de ilginiz için teşekkürü borç biliyorum. Yapmaya çalıştığımız tercümenin 70-80 sayfa olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda işimizin ne denli zor olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Zira birleşim ve oturum gibi daha pek çok tartışmalı kavramla karşılaşma ihtimalimiz var. Ama tesellim odur ki, sitemiz Almanca yayına başladığında da değerli katkılarınızla her geçen gün olgunlaştırılacaktır. Önerilerinizi dikkate alacağımıza şüpheniz olmasın.
Benim şahsi kanaatim, "Birleşim: die Sitzung; Oturum: Sitzungsabschnitt" olabileceği yönünde. Tabii ki diğer arkadaşlarımla da paylaşacağım önerilerinizi.
Hepinize Kurumumuz adına tekrar teşekkür ederim.
fatihcelebi schrieb
... Oturum: Sitzungsabschnitt" olabileceği yönünde.
Sayın Fatih Bey,
70-70 sayfalık metnin bir çok kesim tarafından kabul görebileceği biçimde ve TBMM sitesine yaraşır tarzda çevirisinin büyük zahmet gerektiren bir çalışma olacağı kesindir.
25 yıl kadar önce Türkiye'de Milli Produktivite Merkezinde kullanılmak üzere Almanca'dan Türkçe'ye çevrilen 11 x 300 sayfa kitap ve ayrıca ek dokümanın çevirisinde birinci derece sorumlu olarak çalışmış, bu işin bilfiil koordinasyonunu yapmış, taslak çeviriden basım aşamasına kadar toplam 6-7 yıl gayret sarfetmiş bir kişi olarak izlediğinizin yolun hiç de yanlış olmadığını burada belirtmek istiyorum.
Uzmanlık alanlarında Türkçe'mizin en büyük eksiği, sizin de en baştaki sorunuzda değindiğiniz gibi kavram hiyerarşisindeki eksikler, yetersizliklerdir.
Türkiye'de son yıllarda bu alanda büyük ilerlemeler kaydedildi. Bu ilerlemeler henüz sözlük yapılarına yansıtılamadı. Artık unutulmaya başlanan eski kavramların karşılıkları Türkiye toplumunun en büyük kesimini teşkil eden genç insanlar tarafından tam bilinmiyor. Yine de çalışmalarınızda en büyük desteği Steuerwald, Kubbealtı, Meydan Larousse gibi sözlüklerden, Avrupa Parlamentosu sitelerindeki glossarlardan bulacağınıza inanıyorum.
"Sitzungsabschnitt" (*) gibi bir alt kavramı kelimenin tam anlamıyla keşfetmiş olmanız, çalışmanızı özenle sürdürdüğünüzün açık bir kanıtı.
Umarım çalışmanız süresince belirli kavramlar üzerinde CafeUni ekibiyle diyalog devam eder.
Çeviri bittiğinde, siteyi yayına almadan önce metnin tümünü anadili Almanca olan ve Almanya'da siyaset ya da politika alanında kariyer yapmış bir kişiye okutmanız yanlış olmayacaktır.
Çalışmalarınızın devamında başarılar diliyorum.
(*) uups - biraz geç olmakla birlikte bu kavramın mutfağının CafeUni olduğunu arkadaşlardan birinin yaptığı hatırlatma üzerine fark ettim. Kavramın oluşmasında fikir sahibi olan ve katkıları bulunan kişileri tabii ki atlamak istemem, hatta övgü payı onların. Binici sayfayı sonuna kadar ihtimamla okumadan ikinci sayfanın sonuna geçmemden kaynaklanan bu hata için kavramın fikir babası arkadaşlardan af diliyorum. :S
Merhaba Fatih Bey,
Levent'in bu fikrine ben de katılıyorum. Hatta size bir önerim olacak. Hamburg Yeşiller Partisi'nin önemli isimlerinden biri olan Nebahat Güçlü bence böyle bir iş için en doğru kişilerden biri. Nebahat Hanımla iletişime geçmek isterseniz bana bir özel mesaj yollayın, size kendisinin iletişim bilgilerini verebilirim.
Selamlarımla
M. Mustafa Şahin
Tekrar Merhaba Sevgili Dostlarım,
yolumuz her ne kadar zor da olsa başarılı sonuçlara ulaşabilmemiz ne güzel degil mi?
@ sözcük gezgini :
Hoşbulduk güzel kardeşim. Burasının özgür bir forum olduğundan hiç şüphem yok. Ancak bu yaştan sonra herhangi bir polemiğe neden olmamak için elimden geldiğince özen göstermeye çalışıyorum. Çekinmeme neden olan hem geçmişte burada yaşadıklarım, hemde senin Optimus kardeşimize sert çıkışın oldu. Ki bunun sadece bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanan bir reaksiyon olduğuna cani gönülden inanıyorum.
Fakat senden bu cümleleri duymak inan beni cok memnun etti.
Kanaatimce bu tür tartışmaların en büyük nedenlerinden biri bazı dostlarımızın Türkiyede ve bazılarının Almanyada yaşamalarıdır. Yani kısacası dil sorunudur. Hepimizin bildiği gibi her ne kadar uzmanlaşmış ve bu mesleğe yıllarımızı vermiş olsak da sonuçta bir şeyi unutmamamız gerkir: dil yaşar ve gelişir. Takdir edersiniz ki yaşadığımız ülkedeki dili takip etmek, yaşamadığımız ülkedeki dili takip etmekten çok daha kolaydır. Buna birde yaşamadığımız ülkedeki ve bu nedenle tanımadığımız deyimleri, anlatım tarzlarını vb. eklediğinizde işimiz daha da zorlaşır. Bazen öyle cümleler vardır ki, zira Optimus kardeşimizin cümlesi (Zunächst sollte man wissen, was unter den Begriffen "Tagung" und "Sitzung" zu verstehen ist) de bunlardan biri, yanlış anlamamak hemen hemen mümkün değildir. Size kendimden bir örnek vereyim. Uzun yıllardır bu meslekte olmama rağmen sadece ve sadece Türkçeden Almancaya çeviri yapıyorum. Almancadan Türkçeye gelen işleri Türkiyede yaşayan meslektaşlarıma yönlendiriyorum.
Gelecekte de bu tür kazaları önlemek amacıyla diğer dostlarımızında affına sığınarak bir öneride bulunmak istiyorum. Saldırı, provokasyon vb. diye değerlendirdiğiniz cümlelere ani cevap vermeden önce metni yazan arkadaşınıza ne demek istediğini sorunuz.
Özellikle Almanya Almancası ile ilgili değerlendirmelerinize katılmıyorum. Diğer arkadaşlardan gelecek yanıtları bekliyorum. Belki daha iyi çeviriler önerirler.....
Güzel kardeşim elbette takdir senin. Ancak bir dost olaraktan illeride herhangi bir sorun yaşamaman nedeniyle bazı bilgiler aktarmak istiyorum.
Daha önce de belirttiğim gibi yıllarca Almanyada siyasetle uğraşdım ve uğraşıyorum. Siyasi uğraşım çerçevesinde bir çok başka ülkenin yanı sıra pek çok kez Avusturya ve İsviçrede bulundum. Bizzat kendi tecrübelerime dayanarak belirtmiş olduğum ülkelerde ve Almanyada konuşulan Almancanın kesinlikle aynı olmadığına dikkatini çekmek isterim. İncelemen için bir kaç link sunuyorum. Başta da belirttiğim gibi takdir elbette senin:
Der feine Unterschied
Konuyla ilgili kitaplar: Bücher
Schweizerdeutsch
Öterreichisches Deutsch: Unterschiede zum Bundesdeutschen Hochdeutsch
@ Levent
21. März 2012 01:56
birleşim kelimesinin karşılığı olarak diğer arkadaşların yaptığı "Tagung" önerisini son derece doğru buluyorum.
21. März 2012 11:36
Sözcük gezgininin en başta önerdiği iki kavram da tam yerine oturmuş demek ki.
21. März 2012 17:21
"Sitzungsabschnitt" (*) gibi bir alt kavramı kelimenin tam anlamıyla keşfetmiş olmanız, çalışmanızı özenle sürdürdüğünüzün açık bir kanıtı.
Sevgili Levent kardeşim yukarıda yazmış olduğunuz fikirleriniz birbirine uymuyor. İki ayrı birbirine zıt görüşü onaylıyorsunuz. Ben mi yanlış anlıyorum yada sizin yazdıklarınızda mı bir yanlışlık söz konusu veya sonradan fikrinizi mi değiştirdiniz? Bir açıklık getirirseniz çok sevinirim.
@ Levent und Mustafa:
Çeviri bittiğinde, siteyi yayına almadan önce metnin tümünü anadili Almanca olan ve Almanya'da siyaset ya da politika alanında kariyer yapmış bir kişiye okutmanız yanlış olmayacaktır.
Levent'in bu fikrine ben de katılıyorum.
Mustafa ve Levent kardeşimin fikirlerini bende yüzde yüz destekliyor ve eklemek istiyorum: siyaset alanında kariyer yapmış kişinin anadilinin Almanca olmasının yanı sıra Türkçeyi de çok iyi bilmesi kanaatimce şarttır. Bildiğimiz gibi burada yetişmiş ve kariyer yapmış bir çok vatandaşımız Almancayı Almanlardan bile iyi bilmesine rağmen Türkçeyi yeterince veya hiç bilmiyor.
Başınızı ağrıttığım için özür dilerim.
Sağlıcakla kalın.
Merhaba Okyanus,
Anlamadığım şey şu: Aramızda tek sen ve Optimus Almanya'da çalışıp yaşamıyorsunuz, bende olduğu gibi Levent de Almanya'da bulunuyor. Hem ben Alman, kocamsa İsviçreli olduğu için ben de, İşviçre'de konuşulan Almanca ile Almanya'da konuşulan Almancanın arasındaki farkı pek iyi biliyorum...
Selamlar,
Eva
Merhaba Eva Kardeşim,
af buyur fakat ne demek istediğini anlamadım. Açıklık getirirsen sevinirim.
Cevabın için şimdiden çok teşekkür ederim.
Hoşçakal
Adamcağız sorduğuna soracağına pişman oldu, arkadaşlar.
Konuya dönsek?
Herkes bir kavram belirtir, kendi kanaatini dile getirir ve soruyu soran da içinden işine geleni seçerse, hepimiz daha rahat yaşamaz mıyız?
Birbirimizi yermeyelim, sen ne anlarsın şeklinde küçük düşürmeyelim, sen bilirsin demeyi öğrenelim. Almanca ve Türkçe tekelimizde olmadığı gibi, son kararı verecek olan işin sahibidir.
TBMM'nin internet sitesi gibi önemli bir projede bilgi ve birikimimize başvurmuş, bize katkıda bulunmak için önemli bir fırsat sunmuş, arkadaşımız.
Merhaba Okyanus,
Eva'nın yazdıklarında anlaşılmayan ne var, ben de bunu anlamıyorum. 15 yıldan fazla Almanca ve Türkçe dilleriyle haşır neşir olan ve 17 yıldır Almanya'da yaşayan biri olarak ben de yazılı Almanya Almancası ve yazılı İsviçre Almancası arasında hemen hemen hiç bir fark olmadığını onaylayabilirim. Kuşkusuz farklı yörelerde kullanılan kelimeler ve deyimler var. Bunu Almanya'nın çeşitli bölgelerinde de gözlemlemek mümkün. Bu yüzden iki ülke arasındaki farklılıkları abartmamak gerektiği görüşündeyim.
Öte yandan konuşma dili konusuda haklısın. Ana dili Almanca olan Düsseldorflu bir akademisyen bile Saksonyalı bir çiftçi ile veya İsviçreli bir inşaat işçisiyle konuşurken herşeyi anlamaz. Ama aynı fenomen Türkiye'de var. Elazığlı bir köylü Denizli'nin bilmem ne köyünden birine "Çağa ayakcaktan gındırlandı gındırlandı kortiğe düştü. Poçiği gırıldı" dese, Denizlili bunu anlar mı? Anlamaz! Ama aynı Elazığlı Denizli'de oturan "mektup arkadaşına" bu cümlelerle mi durumu izah eder? Hayır. "Çocuk merdivenden kayıp, yuvarlana yuvarlana çukura düştü. Poposu incindi (veya kırıldı)" der. Mesele bu kadar basit. Çağdaş diller yöreden yöreye ağız farklılıkları gösterse de, yazı dili (çok büyük oranda) aynıdır. Bu durum Türkçede de Almancada da farklı değil.
Selamlar
Mustafa
Aynen! Hudaverdi'ye katılıyorum. Polemiğe son verin artık lütfen!
Selamlar
Mustafa
Merhaba Mustafa Kardeşim,
Sen anlamış olabilirsin güzel kardeşim. Ben, belki de yaşlılıktan olsa gerek, anlamadım ve sordum. Anlamamak ve anlayabilmek için soru sormak suç mu?
Yazılı Almanca konusundaki görüşünü maalesef ben onaylamıyorum. Özellikle siyasi kavramlarla ilgili yüzlerce örnek verebilirm. Ancak bu saatten sonra örnek vermenin bir işe yarayacağını sanmıyorum. Bir şeye dikkatini çekmek isterim: Satırlarıma gerektiği yerlerde 'takdir sizin' diye eklemişimdir.
Sözlü konusunda yazmış olduklarına bire bir katıldığımı da belirtmek isterim.
Ancak hepiniz haklısınız. Hepinizden özür dilerim. Bu yaşta benim neyime forumlarda fikir zikretmek. Bundan sonra hiç bir şekilde ve hiç bir konu hakkında fikrimi ve düşüncelerimi beyan etmeyeceğim. Bu yaştan sonra böyle şeylerle uğraşıp ileri görüşlü gençlere yardımca olmak benim ne haddime. Sizleri bundan sonra rahatsız edip huzurunuzu kaçırmayacağımdan emin olabilirsiniz.
Sağlıcakla kalın.
Hudaverdi'ye, sağduyulu çağrısı için teşekkür ediyorum. Ben bu forumda yer alan herkesin söyleyecek sözü bulunduğuna ve söylediklerinin değerli olduğuna dair bir şüphe taşımıyorum. Bu vesileyle, görüş belirtenlere de bir kez daha teşekkür ediyorum. Fakat bir rahatsızlığımı ifade etmek durumundayım: Benim açtığım başlık nedeniyle insanların birbirini kırdığını görmek, bundan sonra sormayı düşündüğüm sorularda da aynı sonuçların doğması ihtimaline binaen cesaretimi kırıyor.
Tekrar teşekkür eder, herkese iyi çalışmalar dilerim.
Fatih
Fatih bey,
Aman ha, sakın soru sormaktan vazgeçmeyin. Bu sitenin amacı doğru soru sormak . Doğruları bulmak bazen sancılı da olabilir. Bütün arkadaşların görüşleri değerlidir ve bu görüşler içinde doğrular mutlaka bulunur. Bu arada bu tartışmaları, benim gibi bu konularda fazla söyleyeceği olmayan insanlar ilgiyle izlemekte ve çok şey öğrenmektedir.
Selam
Pico
Fatih Bey,
bu çağrıya ben de katılıyorum. Aslına bakarsanız, CafeUni forumu, diğer benzer Türkçe forumlara kıyasla gayet nezih bir ortam. Ülkemizdeki gergin ruh halinden midir nedir, farklı bir görüşe karşı kendi düşüncemizi ifade ederken, bazen doğru kelime sıralaması ve seçimi yapmakta çok dikkatli değiliz. Ama öğreniyoruz. Yavaş yavaş ve sancılı da olsa, öğreniyoruz.
Karar sizin tabii ki ama burada iki dile de gayet üst seviyede hakim ve severek yardımcı olacak çok sayıda kullanıcı var. Emin olmadığınız kavramlarda yardım istemeniz, üstlendiğiniz önemli işin gereğidir bence. Bu forumda veya başka bir ortamda fark etmez...
Genel olarak burada - arada bir - karşılaştığımız üslup hususuna değinmek istiyorum. Özü itibariyle, herkes kendine göre haklı. Herkes bildiğini, doğrusu ve yanlışıyla söylüyor. Hepimizin arzu ettiği de bu zaten. Ve kimi ötekine kıyasla daha geniş bilgi birikimine sahip olsa da kimse kimsenin "üstadı" değil. Forumda yazılanlardan hepimiz çok şey öğreniyoruz. Bu durumun devam etmesi dileğiyle.
Bu arada Okyanus'a da burada seslenip, darılması için bir gerekçe olmadığını söylemekte fayda görüyorum. Hepimiz aynı düşüncede olmak zorunda değiliz. Forumda bir daha görüş bildirmek istemiyorsa, kendi bileceği şey ama bu durum benim arzum değil. Herkesin başka birinden öğreneceği şeyler var. İnsalar genel olarak kendilerinden yaşlı kişiler karşı daha nezaketlidir. Bu nezaketi göstermeye ben de dikkat ediyorum. Fakat yaşın bilgiyle hiç bir alakası yok. 80 yaşında bir insanın bile beş yaşında bir çocuktan öğreneceği bir şeyler vardır. Önemli olan bu açıklığı göstermek. Bu bağlamda benden yaşlı, benimle yaşıt ve benden genç herkese hürmetlerimi sunarım.
Düsseldorf'tan selamlarımla
Mustafa
Aynen katılıyorum. Zaten konuya karışmam da bu tehlikeyi gördüğümden dolayıydı. Lütfen soru sormaktan çekinmeyin. Kimse çekinmesin. Aynı şekilde katılım göstermekten de geri durmasın kimse.
Değerli Arkadaşlar,
Tüm tartışmanın seyrini değiştirecek bir tespitimi sizinle paylaşmak istiyorum:
Plenarsitzung =>Tagung.
Kaynak: Duden Synonyme
Tagung f (Mgt, Verw) conference, congress, convention, session
Kaynak: Langenscheidt
Ekli pdf dosyasındaki makalenin “Özet” başlığı altındaki anahtar kelimeler şunlar: Meclisin toplantı düzeni, oturum, kapalı oturum, türev kapalı oturum, kapalı oturum düzeni.
Bu sözcüklerin İngilizce karşılıkları olarak “Keywords: The order of the Parliament's convening, session, closed session, derivative closed session, the order of closed session” veriliyor.
Buna göre “Plenarsitzung” veya “Tagung” aslında “toplantı” yani “convention” anlamına geliyor.
Birleşim:
1. isim Birleşme işi
2. Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat
3. biyoloji Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi
[Link entfernt]
Oturum:
1. isim Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri, celse
"Onun adaylığı konuşulurken kıdemli doçent olarak ben de oturuma katılmıştım." - H. Taner
2. Bilimsel toplantıların aynı anda veya art arda gerçekleştirilen bölümlerinden her biri, seksiyon
3. Seans
[Link entfernt]
Birleşim:
1. Birleşmek eylemi.
2. Bir meclisin, bir kurultayın ya da bir kurulun bir gün içinde yaptığı toplantıların tümüne verilen ad.
Oturum
1. Bir meclisin, bir kurultayın ya da bir kurulun dinlenmek üzere ara verinceye değin yaptığı toplantı.
2. Yasama meclislerinin birleşimlerinden her biri.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU, Türkçe Sözlük
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanunlar ve Kararlar Müdür Yrd. Dr. Şeref İba’nın “TBMM'NİN TOPLANTI DÜZENİ YÖNÜNDEN KAPALI (GİZLİ) OTURUM KAVRAMI VE TÜRK PARLAMENTO TARİHİNDE KAPALI OTURUMLAR” başlıklı makalesinden alıntılar:
“Bir yasama yılı içinde belirli günlerde gerçekleştirilen Meclis toplantılarına ise Birleşim adı verilmektedir. Eski içtüzüklere ve dolayısıyla da TBMM Tutanak Dergisine bakıldığında, yasama dönemi yerine "devre", yasama yılı yerine "içtima" veya "toplantı" yılı, birleşim yerine "inikad" veya "inikat", oturum yerine de "celse" sözcüklerinin kullanıldığı görülmektedir (İBA, 2001: 186).”
“TBMM'nin toplantı düzeni açısından oturum, en küçük toplantı birimidir. En fazla bir birleşim boyunca sürebilen, ancak genellikle daha az bir süreye denk gelen oturum, birleşime verilen aralar ve gizli görüşme düzeninin gerekleri nedeniyle ortaya çıkan toplantı bölümlerinden her birinin adıdır.”
“TBMM'nin toplantı birimlerini matematik simgelerinden yararlanarak küçükten büyüğe doğru şöyle sıralamak olanaklıdır:
Oturum < Birleşim <Yasama Yılı < Yasama Dönemi”
İNİKAT a. (ar. in'ikâd). Esk.
-1. Bir konuda görüşmek için, ilgili kişilerin bir araya gelmesi, toplanması. -2. Anlaşma, kararlaştırma. -3. Bağlanma, birleşme. -4. inikat etmek, toplanmak, birleşmek, -isi. huk. Bir sözleşmenin tamamlanmasıyla doğan bağlanma, (iki ya da daha çok kimsenin birbirlerine uygun irade açıklamalarıyla akit inikat eder.)
İnikada “oturum” demek mümkün müdür? Hangi sözlükte “Sitzung” karşılığı vardır? İnikada “oturum” dersek celseye “Sitzungsabschnitt” diyebilir miyiz?
Birleşim ile oturum arasındaki en önemli fark, her birleşimde oturum olacak diye bir kaidenin olmamasıdır. Zira oturumların gerçekleşebilmesi için birleşimin gerçekleşmesi şarttır. Nitekim, yukarıdaki kaynakta “oturumlu ve oturumsuz birleşimlerden” söz edilmektedir.
“Bir yasama döneminin beş yasama yılı sürdüğü varsayımı altında basit olarak tasarlanan şematik modelde de görüldüğü gibi, bir yasama dönemi beş yasama yılına bölünmekte, yasama yılı da birleşim adı verilen toplantı birimlerinden oluşmaktadır. Birleşim ise, bazı durumlara ve nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan oturumların toplamından oluşmaktadır. Dolayısıyla da oturumlu birleşimlerde , en küçük Meclis toplantısı birimi olarak oturum, oturumsuz birleşimlerde ise en küçük Meclis toplantı birimi olarak Birleşim gösterilmiştir.”
Bu gerçekten yola çıkıldığında “Sitzung”, “Sitzungsabschnitt” gibi çevirileri nasıl “oturtacağız” merak ediyorum doğrusu. “Sitzung” veya “Plenarsitzung” olmadığında “Abschnitt”ini nereden bulacağız?
Birileri bana “oturumlu birleşim” ve “oturumsuz birleşim”i çevirsin de ben de “yanlışımdan” dönüp doğruyu bulayım. Üstelik kavram kargaşası bununla sınırlı kalacak gibi de görünmüyor:
Minareyi çalan, “kapalı oturum, türev kapalı oturum” gibi sözcüklerin karşılıklarını da hazırlamalıdır.
Daha önce Almanya Almancası, Avusturya, İsviçre ve hatta Lüksemburg Almancası ile ilgili görüşlere katılmadığımı belirtmiştim. Bunun asıl nedenini şimdilik bir tarafa bırakarak, ikincil nedenlerinden birkaçını belirteyim:
Birincisi, TBMM’nin web sitesi sadece Almanya’ya değil, dünyada Almanca konuşulan tüm bölgelere hitap etmektedir.
İkincisi, zaten özünde farklı olan parlamenter sistemleri sadece Alman parlamento sistemi çerçevesinde değerlendirerek, buna göre karşılık aramaya çalışmak doğru değildir. Alman parlamentosunun elbisesi TBMM’ye her bakımdan dar gelecektir.
Şimdilik konu hakkındaki son sözlerimi söylemeden önce aşağıdaki kaynağa da dikkat çekmek istiyorum:
Bundesgesetz über die Geschäftsordnung des Nationalrates (Geschäftsordnungsgesetz 1975)
VIII. Tagungen und Sitzungen des Nationalrates
§ 46. [Tagungen des Nationalrates]
(1) Der Bundespräsident beruft den Nationalrat in jedem Jahr zu einer ordentlichen Tagung ein, die nicht vor dem 15. September beginnen und nicht länger als bis zum 15. Juli des folgenden Jahres währen soll.
(4) Bei Eröffnung einer neuen Tagung des Nationalrates innerhalb derselben Gesetzgebungsperiode werden die Arbeiten nach dem Stand fortgesetzt, in dem sie sich bei der Beendigung der letzten Tagung befunden haben. Bei Beendigung einer Tagung können einzelne Ausschüsse vom Nationalrat beauftragt werden, ihre Arbeiten während der tagungsfreien Zeit fortzusetzen. Dieser Auftrag kann sich auch auf bestimmte Verhandlungsgegenstände beziehen.
(5) Innerhalb einer Tagung beruft der Präsident des Nationalrates die einzelnen Sitzungen ein.
[Link entfernt]
Benzer bir şema tarih ve dönemlerdeki farklılıklara rağmen burada da görülmektedir
Sitzung < Tagung <Gesetzgebungsperiode”
Kıssadan hisse: “Plenarsitzung” ve “Sitzungsabschnitt” karşılıkları yukarıdaki terimbilim ve anlambilim sorunlarına çözüm bulunabildiği takdirde “Tagung” ve “Sitzung” kadar doğru olacaktır. Ama bu yöndeki çabalar yamalı bohçanın tekrar tekrar elden geçirilmesinden öteye gidemeyecektir. Yanlış olan tek husus “Tagung”un kesinlikle kullanılmaması gerektiğine yönelik söylemdir.
Herkese iyi akşamlar
Not: Levent arkadaşımızın aslında bir çelişki içinde olmadığı da böylece açıklığa kavuşmuştur sanırım.
...
Not: Levent arkadaşımızın aslında bir çelişki içinde olmadığı da böylece açıklığa kavuşmuştur sanırım.
Okyanus kardeşin / ağabeyin sorusunu yanıtlamak üzere tam kalemi elime almış, ucunu sivriltmeye çalışırken, "sözcük gezgini"nin özenle hazırlandığı hemen görülen, kavram iredelemede akılcı düşünce akışını gözler önüne seren katkısı hızır gibi yetişti.
Artık izahatta bulunmak zorunda hissetmiyorum kendimi.
Önce ona teşekkürlerimi dile getiriyorum. Cevap ortadadır.
Kavram arama yolu yol ayrımlarıyla doludur. Bu yol üzerinde ilerlerken bazı kapılar açıyoruz, kapıların ardında aradığımız karşılığın olup olmadığına bakıyoruz.
Bazı kapıların ardında yine açılmamış kapılar, bunları açtığımızda çıkışı olmayan odalar bulunuyor.
Arayış yolunda ilerlerken açtığımız kapılarda aradıklarımıza cevap olduğunu sandığımız karşılıklar buluyoruz.
Aradığımızı bulduk zannediyoruz, bir bakıyoruz bulduğumuz kavram bize bir kapı daha açmış.
Kavram hiyerarşisi içine bir daldınız mı kendinizi labirentte bilin.
Değerli Arkadaşım,
Dil Hizmetleri Servisinden fetva almadan önce zahmet edip yukarıdaki yazımı okusaydınız keşke. Bu servis ne menem bir şey olmalı ki bizim günlerdir tartıştığımız bir konuda, hem de Alman parlamenter sistemine yabancı kavramlar (yani bilmediği konular) hakkında şipşak kararlar verebiliyor. Helâl olsun valla... Her eve lâzım bu servisten bi' tane. Benim açımdan değişen hiçbir şey yoktur ve konu kapanmıştır. Kimin hangi karşılığı seçeceği de umurumda değil. Bundan sonraki tartışmalarda da yokum. Her durumda daha önceki yazılarımda kullandığım üslup için sizden özür diliyorum.
İyi çalışmalar
Not: Ekli görüntü dosyasını bilgilerinize sunuyorum
Yok, Optimus, sen kesinlikle yanılıyorsun. Yukarıda saydığım örneklerde göründüğü gibi “Tagung” sadece Avusturya ve İsviçre için değil, Almanya için de kullanılabilir. Bence en doğrusu “Tagung”.
Günaydın Optimus,
Telefon numarasını aldım, teşekkür ederim. Ama niye ben de oraya telefon edeyim ki? Anlamadım. Madem ki söz konusu olan meclis Bundestag değil...
Tagung ve Sitzung ya da Sitzung ve Sitzungsabschnitt, ilişkiye göre her ikisi de doğru olabilir.
Keşke buraya katılan arkadaşlar diğerlerinin şerefini kırmasa! Burada “auf keinen Fall verwenden”, “kesinlikle yanlış” gibi ifadeler kullanılamsaydı, bu gibi tartışmalar meydana gelmezdi. Asıl mesele bu.
Selamlar,
Eva
@ Eva
Sevgili Eva kardesim,
aslinda bir daha hic bir sekilde yazmayacagimi bir kac gün önce yazmistim. Velakin yeni bir polemigi önlemek maksadiyla yine basinizi agirtacagim. "serefini kirmasi" cok agir bir suclama. Sanirim baska birsey kastediyorsun ve Türkce bilgilerinin eksik olmasindan dolayi bu kavrami sectin.
“auf keinen Fall verwenden” ve “kesinlikle yanlış” ifadeleri kisiye özel bir saldiri degildir. Sayet bir sey kesinlikle yanlissa bu neden yazilmasin anlamiyorum. Elmaya Birne denildiginde bu kesinlikle yanlistir demek veya Birne darf man auf keinen Fall verwenden yazmak kisiye saldiri degildir bence. Madem öyle yorumluyorsun neden kendinde: "Yok, Optimus, sen kesinlikle yanılıyorsun." diye yaziyorsun. Baskalari icin gecerli olmasini istedigin sey senin icin gecerli olmasin mi. cifte standart mi uyguluyorsun.
Bunun yani sira tartismanin zaten coktan kapandigini fark etmedin sanirim. Yeniden alevlendirmenin bence hic geregi yok. Bazilarinin avukatligini yapmak ise hic hos degil.
@ sözcük gezgini ve Optimus
Sevgili kardeslerim. Ikinizi de tebrik ediyorum. Sizlere yakisanda bu zaten. Özür dilemesini bilen bir insan, saygiya laik insandir.
@ Optimus
Optimus kardesim bence elinden geldigince ugrastin. Birak yeter artik. Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az. Birileri birseyleri baska nedenlerden dolayi anlamamak istiyor ve bu isi zorlastiriyorsa sözün bittigi an gelmis demektir. Elmayla armudu kiyaslayanlarla ugrasilmaz sevgili kardesim.
Hepimizin bu forumda yazışma yaparken
etik kurallara uygun
birbirimizi incitmeden
herkesin kendi bilgisine ve deneyimlerine saygı duyarak
yazmaya gayret etmemiz gerekiyor. Bunları kendime de söylüyorum.
Bazen çok iyi bildiğimizi sandığımız şeylerin daha doğrusu çıkabilir
veya diğer arkadaş yanılmasına rağmen kendi bildiğini doğru olduğunu sanabilir
arkadaşı kırmaktansa, o zaman sen öyle çevir ben böyle çevireceğim diyebilsek
çok iyi olacaktır.
Sevgili Okyanus,
Kimse kimsenin avukatlığını yapmıyor. Sadece mevcut olan iki görüşten birini savunuyor. Aynı yakıştırmayı ben de şahsınız için gündeme getirebilirim. Bu bir...
Bu konunun böylesine dallanıp budaklanmasına neden olan tavrın bir benzerini maalesef siz de sergiliyorsunuz. Çifte standart ararken önce kendinizden başlayınız (bkz. ayna). Bu iki...
"Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az", "elmayla armudu birbiriyle karıştıranlar" hiç hoş sözler değil. Hem bana, hem de benimle aynı görüşü paylaşan kişilere hakaret niteliği taşıyor. Tahmin ettiğim gibi önceki uzun yazımı birkaç kişi dışında kimse okumamış. Afakî söylemler yerine oradaki görüşlerim ile ilgili somut düşüncelerinizi (if available) belirtiniz ve yönelttiğim sorulara cevap veriniz.
Bu tutumunuzdan dolayı sizi kınıyor, özür dilemenizi bekliyorum.
Haydaaaaaaaaaaa, nereye kadar?
Biz bir şeyler öğrenelim derken, galiba insanlar birbirlerini nasıl incitiyor onu öğreniyoruz galiba. Değerli dostlar, kendinize biraz çeki düzen verin, sizleri böyle izlemek istemiyoruz, sizlerden güzel şeyler izlemek istiyoruz.
Selam
Pico
Merhaba Okyanus,
Sana cevap yazmadığım için mi yukarıdaki yazında adımı siyaha boyadın? Bana hakaret edenlerle konuşmuyorum, ondan dolayı cevap vermeyecektim. Ancak yazının üzerinde sonradan bazı değiştirme yaptığın ve bunu ancak şimdi gördüğüm için bir noktaya değineceğim.
"Yok, Optimus, sen kesinlikle yanılıyorsun." diye yazmamın sebebi, bunun gibi sözlerin ne kadar kırıcı olduğunu kendisine göstermek amacımdı. Çifte standart ile alakası yok.
Not: şeref = Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur
[Link entfernt]
onurunu kırmak = to insult
[Link entfernt]
(tu)
Yetti gari! Artık işimize dönelim!
Tartışmayı bırakın!
L ü t f e n!
Diyelimki yazdiklarina inandim Eva kardesim. Psikologluk yapmak veya daha öncede belirttigim gibi bunun Optimustan hesabini sormak sana mi düstü güzel kardesim. Birak kime yazdiysa o cevap versin. Haa diyeceksin ki sen o halde neden Optimusun avukatligini yapiyorsun.
Avukatlik yapmamin sebebi avukatlik yapmanin nasil oldugunu "göstermek amacimdi"... Sözlerini caldigim icin özür dilerim. Ayni senin yazdigin kavramlari kullaniyorum ki, yanlis degerlendirmelere kurban gitmeyeyim.
Konu kapanmistir.
Konu kapanmamıştır.
Ana dili Türkçe olmayan, Türkçeyi kendi çabalarıyla öğrenen, üstelik bu konuda akademik veya meslekî hiçbir kaygı gütmeyen ve aceleyle yazmak zorunda kalmadığında kendini birçok vatandaşımızdan daha iyi ifade edebilen, Türkçenin yanında tek tek saymaya lüzum görmediğim birkaç dile daha vâkıf olan bir arkadaşımızın ufak tefek hatalarına mal bulmuş Mağribi misali balıklamasına atlayarak kendince dalga geçen sözde görmüş geçirmişlere sesleniyorum: Sizden gelecek bir özrün artık hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Size olan saygımı kaybettim. Hükümsüzdür.
Kaygılarımla...
Sevgili Okyanus,
Eva'ya yazdıkların biraz kötü olmuş,
senin için mümkün ise, özür dile ve
lütfen artık çekil
ve durumu da biraz abartmayalım
Hepimize söylüyorum:
Allah aşkına artık
kimse kimseye de sataşmasın, kimse kimseyi kırmasın
hepimiz yaşlı başlı deneyimli insanlarız
bir camia/topluluk içinde karşı karşıya olsak herhalde böyle bir atışma olmazdı!
Sayın Optimus,
Sizden özür dilemekte ne kadar haklı olduğumu bir kez daha gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Şimdi bütün bu tartışmalara yol açan sözlerinizi aslında benim yorumladığım anlamda sarf etmediğinize tüm kalbimle inanıyorum. Sizi yanlış anlamışım.
İyi çalışmalar
Günaydın Arkadaşlar,
Parlamento sözcüğünü duyar duymaz, kendinizi parlamenter gibi hissetmeye başladınız. İyi ki teknoloji, biribirinize yumruk atma aşamasına gelmedi. Bakın dışarda bahar havası var. Çiçekler kendini göstermeye başladı. Biribirinize çiçekler atın.
Sevgi ve Saygılarımla.
Forumda tartışmaya katıl → Yanıt yazmak, teşekkür etmek ve kendi mesajını eklemek için DasSözlük uygulamasını aç.