dalaksız, dalağı olmamak
Dalaksız ve dalağı olmamak ifadeleri, Türkiye'de köşe yazarı bir gazeteci için sık sık kullanılan bir terim olarak son zamanlarda çok karşıma çıktı.
Bu ifadeyi (mana ve kelime olarak) Almanca'ya nasıl taşıyabiliriz?
İlginiz için teşekkürler...
McB
Yanıtlar (6)
Ben bu kelimenin korkak, karaktersiz, vb. anlamlarda kullanildigina sahit olmusumdur. Sanirim, bu organin kan yapma özelliginden olsa gerek, kansiz denmek isteniyor galiba.
Almancasi da Feig olsa gerek...
LG
Her gün o televizyon senin bu televizyon benim dolaşıp, zehir saçan bu yumuşakçalara "omurgasız" (wirbellos) tabiri daha çok yakışıyor. Çünkü bukalemun gibi her ortama göre değişerek, gerektiğinde ahtapot gibi iğne deliğinden bile geçebiliyorlar. Yılan gibi kıvrak ve soğukkanlı olabiliyorlar. Üstelik aralarında mevki ve makam sahiplerinin iskarpinlerini ve malûm yerlerini yalamak üzre huzura kabul edilebilmek için saçlarını ineklere yalatanlar bile var.
Dalak mı, ne dalağı?
@ madimak...
Bu yaklaşımı mantıklı buluyorum, teşekkür ederim... (feig) veya (charakterlos) kullanılabilir diye düşünüyorum...
@ sözcük gezgini...
Kıvrak Türkçe'nizle mizah gücünüzü birleştirerek güzel bir beyin jimnastiği sergilemişsiniz ancak "dalaksız" karşılığını vermemişsiniz... Yine de candan teşekkürler...
McB
Bence söz konusu kelimenin karsiligini cok güzel vermis Sözcük Gezgini...
Es gibt im Deutschen den Begriff "Mensch ohne Rückgrat" oder "rückgratlos". "dalaksız herif" könnte wohl auch mit "Arsc....ch" übersetzt werden (?)
Aslında şu sık sık kullanılan dalaksız kelimesini Almanca'ya çevirmek için arka planını da biraz bilmek/anlatmak gerekir, çünkü burada kastedilen ne kişilerin "omurgasız" ne korkak, kansız, karaktersiz, vb. olmasıdır.
Dalaksız kavramı, Türkiye'de gerçekten de 1997 yılında bir kazadan sonra dalağı alınan, dalağını sırf askerlikten kaçmak için aldırdığı iddia edilen (ki, askerlikten kaçmak için kazadan önce midesini kestirdiği ve çürük raporunu bu sayede aldığı da iddialar arasındadır) ve bundan dolayı "dalaksız" diye anılan bir gazeteciye (Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a) atfen çıkartılmıştır (daha fazla bilgi için bu iddiayı ilk ortaya atan ve bu yüzden en hapis cezasına çarptırılan Sevilay Yükselir'in yazılarına bakabilirsiniz).
Dolayısıyla "dalaksız" gazeteci dendiğinde bugün doğrudan Ahmet Hakan kastedildiğinden, bu kavramın geçtiği cümlelerin bağlamları içinde değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Şayet doğrudan söz konusu gazeteciye atfedilmemişse, "altıncı nesil", yani şimdiki 35-40 yaş civarı, her konuda bilgili (!), rüzgar nereden esiyorsa, oraya yönelen gazeteciler için de kullanılan bir terimdir.
Forumda tartışmaya katıl → Yanıt yazmak, teşekkür etmek ve kendi mesajını eklemek için DasSözlük uygulamasını aç.