§ 383 ZPO

Rubrik: Übersetzungen vom Deutschen ins Türkische · 6 Beiträge ·

Jon

Gut, dann ändern wir es wie folgt ab:

Dini-manevi yardımda bulundukları sırada öğrenmiş oldukları şahsi bir sırrı açıklamaktan çekinme hakkını kullanan din adamları.

Antworten (5)

gurbetçi

"in Ansehung desjenigen, was ihnen anvertraut ist"
in Ansehung = unter Berücksichtigung ( hesaba katıldığında , dikkate alındığında, göz önünde bulundurulduğunda )
desjenigen = gemeint ist ja "Geistliche"
Sevgili Jon, "Dini-manevi yardımda bulundukları sırada öğrenmiş oldukları şahsi bir sırrı açıklamaktan çekinme hakkını kullanan din adamları." cümlesini Almanca'ya çevirdiğimde karşımda "Geistliche in Ansehung desjenigen, was ihnen bei der Ausübung der Seelsorge anvertraut ist." cümlesini bulamadım. Çeviride ilk öğrendiğim ve her daim göz önünde bulundurmaya çalıştığım yegâne ilke budur. Gerisi hep angarya.

Ayrıca § 383 ZPO'da 6 grup sıralandığı için yukarıdaki cümlenin kuruluşunda diğer beş unsurun hangi üslupla ifade edildiği de uyum ve metnin akıcılığı noktasında önemli.

Jon

Gurbetçi, senin çevirinde bence bir hata var. Alıntı:

"kendilerine bildirilmiş olan sırların açıklandığı dikkate alındığında"

Bu çeviri "in Ansehung desjenigen" ifadesi kul lanılarak Almancaya çevrildiğinde şöyle bir anlam meydana gelir:

"in Ansehung der Tatsache, dass das ihnen Anvertraute offenbart (d.h. Unbefugten preisgegeben) worden ist"

Oysa, Alman yasa koyucunun "in Ansehung desjenigen, was" ile " in Bezug auf das, was " ifadesini kastettiğini düşünüyorum, yani:

Geistliche in Bezug auf das (= in Bezug auf die Geheimnisse), was (die) ihnen bei der Ausübung der Seelsorge anvertraut wurde(n).

Jon

"Zeugnisverweigerungsrecht"in yeni Türkçe karşılığı da " tanıklıktan çekinme hakkı "dır.
Türkiye'nin Strafprozessordnung'u olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 45-46 sayılı maddelerinin metni:

TANIKLIKTAN ÇEKİNME

Madde 45 - (1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:

a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı.

b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi.

c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu.

d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları.

e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.

(2) Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle tanıklıktan çekinmenin önemini anlayabilecek durumda olmayanlar, kanunî temsilcilerinin rızalarıyla tanık olarak dinlenebilirler. Kanunî temsilci şüpheli veya sanık ise, bu kişilerin çekinmeleri konusunda karar veremez.

(3) Tanıklıktan çekinebilecek olan kimselere, dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebilecekleri bildirilir. Bu kimseler, dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilirler.

MESLEK VE SÜREKLİ UĞRAŞILARI SEBEBİYLE TANIKLIKTAN ÇEKİNME

Madde 46 - (1) Meslekleri ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinebilecekler ile çekinme konu ve koşulları şunlardır:

a) Avukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarının, bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler.

b) Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler.

c) Malî işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin bu sıfatları dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler.

(2) Yukarıdaki fıkranın (a) bendinde belirtilenler dışında kalan kişiler, ilgilinin rızasının varlığı halinde, tanıklıktan çekinemez.

sözcük gezgini

Merhaba Jon,

Sanırım dalgınlığına gelmiş, HMUK ve CMUK / CMK farklı kanunlardır, birbirinin yerine geçmez.

Kolay gelsin

Jon

Hayret, dalgınlıktan bir karıştırma olmuş. Farkına vardığın için çok sağ ol. Hemen düzeltiyorum.

Im Forum mitdiskutieren → Antworten, Danke-Klicks und eigene Beiträge gibt es in der DasSözlük-App.

Passende Einträge im Wörterbuch

Weitere Themen zu diesen Wörtern