vorhalten
Forum üyeleri kendileri çevirmeyi deneyip bunu da fpruma yazarak yardım istemeliler.
Antworten (10)
Merhaba Gülnaz hanım,
yukarıdaki cümleyi şöyle çevirirdim:
polise verilen şikayet dilekçesi, (nedeniyle) tekrar önüme getirildi ( sitem anlamında )
İyi çalışmalar
Ferhat
ebenfalls nochmals vorbehalten: aynı şekilde yeniden yüzüne vurmak
hani eskiden yapılmış bir hata ya da suç yüzünden ikide bir yüzüne vurmak var ya, öyle bir şey olabilir.
Poliste verilen ihbarname aynı şekilde yeniden tekrar edildi
Poliste verilen ihbarname aynı şekilde tekrar edilerek yeniden suçlama yapıldı
Poliste verilen ihbarname aynı şekilde tekrar edilerek bir defa daha ithamda bulunuldu
Arkadaşlar,
öncelikle katkılarınız için teşekkür ederim.
Olay; boşanma süreci içinde olan bir çift var. Bu süreçte çocuğun velayeti anneye veriliyor. Baba, anneye çocuğu teslim etmiyor. Adres değiştirerek kaçırmakta. Bu nedenle kadın, polise suç duyurusunda bulunuyor. Mahkemede kadının ifadesi alınıyor.
Bu ifade, ifadesi alınan kadının söylemleri değil.
Kantürk'ün yaklaşımları dahilinde bir anlamı olsa gerek. Kantürk'ün birinci yaklaşımı yakın geliyor. Ne dersiniz?
Ich hätte "vorhalten" mit "karşılaştırmak" übersetzt. Es ist ja lediglich der Vorgang, in dem ein Beschuldigter oder Zeuge noch einmal mit etwas "konfrontiert" wird. Weil es auch für Zeugen gilt, dürfen wir nicht von "beschuldigen" sprechen.
Im Zivilprozess steht dann im Protokoll:
Auf Vorhalt: "Ja, der Beklagte war um 16.15 am Bahnhof."
Im Strafprozess steht im Protokoll:
"Dem Angeklagten wird seine Aussage im polizeilichen Protokoll v. 1.2.2012 vorgehalten. Hierauf erklärt der Angeklagte: Das Protokoll stimmt so nicht." Oder: "Hierauf erklärt der Angeklagte: Ja, das ist richtig, ich hatte das vorhin noch anders in Erinnerung."
dann eher
karşılaştırılmak
Poliste verilen ihbarname aynı şekilde tekrar edilerek bir defa daha karşılaştırıldı
Ich habe Ihre Antwort jetzt bemerkt. Vielen Dank!
vorhalten
Bir kimsenin "yüzüne ayna tutma; gerçekleri / bir çelişkiyi yüzüne çarpma; bir kimseyi gerçekle karşı karşıya getirme" anlamına gelen "vorhalten" fiili Türkçe'ye bağlam içinde çevrildiğinde değişik karşılıklar gerektirebiliyor.
Hukuk dilinde taraf, tanık, sanık ifadesi alınırken, hatta özel hayatta dahi sık sık kullanılan bu kavramı bence Türkçe'ye tek bir kavramı esas alarak çevirmek mümkün değil.
Sayın Dr. Rumpf, bu fiili "karşılaştırmak" fiili ile çevirdiğini belirtiyor.
Ben, duruşmalarda, anında çeviri yaparken "(... dair) yapılan hatırlatma " fiilini yeğliyorum. İlgilide söylediğimi anlamadığını gösteren bir yüz ifadesini hissettiğim anda da, "hatırlatma ile çelişkiye dikkat çekme" türünde çözümler üretiyorum.
Gülnaz'ın sorusu üzerine Dr. Rumpf'un verdiği örnek üzerinde çeviri:
Im Zivilprozess steht dann im Protokoll:
Auf Vorhalt: "Ja, der Beklagte war um 16.15 am Bahnhof."
Im Strafprozess steht im Protokoll:
"Dem Angeklagten wird seine Aussage im polizeilichen Protokoll v. 1.2.2012 vorgehalten. Hierauf erklärt der Angeklagte: Das Protokoll stimmt so nicht." Oder: "Hierauf erklärt der Angeklagte: Ja, das ist richtig, ich hatte das vorhin noch anders in Erinnerung."
Yapılan hatırlatma üzerine : "Evet, davalı saat 16:15'de gardaydı."
Bu tür bir hatırlatma, ceza duruşması tutanağına şu şekilde geçer:
"Sanığa, 1.2.2012 tarihinde poliste verdiği ifade okunarak hatırlatıldı ...
"Sanığa 1.2.2012 tarihinde polise verdiği ifade okundu. İfadeleri arasındaki çelişki ve tutarsızlıkların dile getirilmesi üzerine sanık: "Tutanakta yazılı olanlar doğru değildir." dedi. Veya "Sanık bunun üzerine: "Evet, doğrusu budur. Demek ki aklımda farklı kalmış" dedi.
Kanımca,
"Die Anzeige bei der Polizei wird ebenfalls nochmals vorgehalten" cümlesi, "Poliste yapılan suç duyurusu tutanağının da okunması suretiyle tekrar hatırlatma yapıldı" şeklinde çevrilmeliydi.
Levent bey, teşekkür ederim...
Levents Variante ist die beste! Danke!
Im Forum mitdiskutieren → Antworten, Danke-Klicks und eigene Beiträge gibt es in der DasSözlük-App.