Cümle analizi...
1-Bu meslegi ilk basta ögrenmek istedim fakat sonra bana göre olmadigina karar verdim.
2-Ben daha cok metal endüstrisi üzerine olan meslekleri seviyorum
3-Ben de sizden beni aramanizi bekliyordum.
4-Ben sizi hayal kirikligina ugratacak olsam buraya gelmezdim.
5-Siz yaramazlik yaptiginiz sürece disariya cikma sansinizi kaybediyorsunuz..
6-alamanca simarmak ne demek simarma emir olarak nasil deniyor verwöhnen simartmak onu biliyorum..
Tesekur ederim emegi gecenlere ...
Yanıtlar (10)
1. Zuerst wollte ich diesen Beruf erlernen, doch dann habe ich mich entschieden, dass er mir nicht liegt.
(... aber dann wurde mir klar, dass er mir doch nicht liegt.)
2. Ich mag Berufe aus der Metallbranche / Metallindustrie lieber.
(Mir liegen eher Berufe aus der Metallbrache.)
3. Auch ich habe darauf gewartet, dass Sie mich anrufen würden.
(Auch ich hatte erwartet, dass Sie mich anrufen würden.)
4. Wenn ich dächte, dass ich Sie enttäuschen würde, käme ich nicht hierher.
(Wenn ich vor hätte, Sie zu enttäuschen, käme ich nicht hierher.)
5. Solange ihr Unfug macht, habt ihr keine Chance, nach draußen zu gehen.
(Wenn ihr Unfug macht, verspielt ihr eure Chance, nach draußen zu gehen.)
6. verwöhnt werden ?
Cok güzel ,cok begeniyorum cevaplarinizi tesekkür ederim emin olun bu site cok güzel ve insanlar kiymetini bilmeli ,bilgisayarin ve internetin yararli oldugunu insan böylelikle dahada iyi hissedebiliyor...
Yalniz burda bir sorum olacak 1. cümle ile buradaki liegen filimi oluyor sözlük anlami olarak nedir yada ne anlama geliyor, dann wurde mir klar ne demek ...
Merhaba blumen,
Etwas liegt jemandem / das liegt mir = ich kann das gut, ich mache es gerne, beni çekiyor anlamında.
Etwas wird jemandem klar / mir wurde klar, dass ... = ich habe gemerkt, ich habe verstanden, dass ...
= bu mesleğin benim için uygun olmadığını anladım / uygun olmadığının farkına vardım.
Yani bu birinci cümlede bir şekilde bir tutarsızlık var, diye düşünüyorum. Almancada, bir şeyin senin için uygun olmadığını, seni çekmediğini, bir şeyden hoşlanmadığını anlarsın, onun farkına varırsın, ama bu konuda karar veremezsin; yani bir şekilde kendiliğinden olur.
Kolay gelsin!
Tekkrarr tesekkür ederim bilgilerinize....
Merhabe eva.l
3.cümlede demek istedigim yani birisi sizi ariyor telefonla sizde diyorsunuz ki: Ben de sizin aramanizi bekliyordum=Auch ich habe darauf gewartet, dass Sie mich anrufen würden.Ya da bu cümlenin anlami ben bekledim ama siz beni aramadiniz.Ben bu konuyu karistiriyorum daha önce bir cümle yazmistiniz mesala bana. Wenn ich ein Ingenieurdiplom hätte, würde ich jetzt in dieser Firma arbeiten. böyle bir cümle yazmistiniz bunun analami diplomam olsaydi calisirdim olmadigindan calismiyorum yani olumsuzluk var ben 3. cümleyi bu cümleye göre yorumlarsam dogru olrmu biraz karistiriyorum herhalde yada bu konuyu nerden nasil daha iyi calisirim bir tavsiyeniz varmi...
Yada 3. cümleyi Auch ich habe darauf gewartet.dass sie mich angerufen hätte böyle yazsak idik olumsuzluk oluyor yani bende bekledimki siz beni aramis olsaydiniz ama aramadaniz..
Anlayisiniza TESEKKÜR EDERIM....
Merhaba blumen,
Ben de sizden beni aramanızı bekliyordum.
Ben de sizin aramanızı bekliyordum.
Konu biraz karmaşık.
Auch ich hatte erwartet, dass Sie mich anrufen würden.
Bu cümle hem olumsuzluk hem de olumluluk ifade edebilir. Yani ikisi de mümkün, ben bekledim, ama siz aramadınız ya da ben bekledim ve daha sonra siz gerçekten de aradınız. "würden" kelimesi burada geçmiş zamanı içindeki (gelecek için) beklentileri ifade etmek için kullanılıyor.
Şu cümleler gündelik Almancası:
Auch ich habe erwartet, dass Sie mich anrufen.
Auch ich habe darauf gewartet, dass Sie mich anrufen.
Şu cümle de mümkün:
Auch ich habe / hatte auf Ihren Anruf gewartet.
... dass Sie mich angerufen hätten cümlesi başka bir şey ifade ediyor.
Örneğin:
Sie behaupten, dass Sie mich angerufen hätten.
Beni aramış olduğunuzu iddia ediyorsunuz.
Fakat:
Wenn Sie angerufen hätten ... (Eğer arasaydınız...)
Wenn sie anrufen würden ... (Eğer arasanız...)
Umarım kafanı tamamen karıştırmadım şimdi...
Almanca Konjunktiv gerçekten karmaşık bir konu. Ben daha anlayışlı bir şekilde açıklayamıyorum. Belki Jon’un bir fikri daha var...
Kolay gelsin!
Tekrar Merhaba blumen,
Belki şöyle açıklayabilirim:
Şimdiki zaman / gelecek zaman:
Mein Freund sagt: „Der Chef ruft an / wird anrufen.“
Mein Freund sagt, dass der Chef anrufen wird / anrufen werde (Konj. I).
Ich erwarte also, dass der Chef anruft.
Arkadaşım: “Şef arayacak”, diyor.
Arkadaşım, şefin arayacağını diyor.
Dolayısıyla ben, şefin aramasını bekliyorum.
Geçmiş zaman:
Mein Freund sag te : „Der Chef ruft an / wird anrufen.“
Mein Freund sag te , dass der Chef anrufen würde (Konj. II).
Ich erwarte te also, dass der Chef anrufen würde (Konj. II).
Arkadaşım: Şef arayacak“, dedi.
Arkadaşım, şefin arayacağını dedi.
Dolayısıyla ben, şefin aramasını bekledim / bekliyordum.
Cok saolun konuyu tekrar bende gözden gecirecegim bu aciklamalar bana gercekten faydali oldu...
Forumda tartışmaya katıl → Yanıt yazmak, teşekkür etmek ve kendi mesajını eklemek için DasSözlük uygulamasını aç.