„KOK“ ile başlayan kelimeler
“KOK” ile başlayan 193 Türkçe madde başı – Almanca karşılıklarıyla DasSozluk sözlüğünde.
Madde başları
- kök
- kök ağırlığı
- kök alma
- kok ateşleme
- kok bakterisi
- kök boya
- kök çürüklüğü
- kök dizin
- kok fabrikası gazı
- kok filtre
- kok fırını
- kök gösterimi
- kök gövde
- kok haline gelme
- kok haline getirme
- kök hece
- kök hece ünlüsü
- kök hücre
- kok ihtiyacı
- kök işareti
- kök kanalı
- kök kelime
- kök kılı
- kök kırmızısı
- kok kömürü
- kok kömürü üretim işletmesi
- kok kömürü üretmek
- kök lifi
- kök muris
- kök rezeksiyonu
- kök salma
- kök salmak
- kök salmış
- kök sapı
- kök sarmak
- kök sebze
- kök seslisi değişmek
- kök sözcük
- kök sürgün
- kök sürgünü
- kok süzgeci
- kök tedavisi
- kok tozu
- kök tümörü
- kök tutmak
- kök uru
- koka ağacı
- kokabilir
- kokain
- kokain bağımlısı
- kokain çekmek
- kokain düşkünlüğü
- kokain içerikli sentetik uyuşturucu
- kokain zehirlenmesi
- kokainci
- kokainman
- kokana
- kökanlam
- kokar madde
- kokarağaç
- kokarca
- kokarotu
- kokart
- kökbacaklılar
- kökboya
- kökboyası
- kökboyasından elde edilen boya
- kökçük
- köken
- köken bilim
- köken yakıştırma
- kökenbilim
- kökeni belirsiz
- kökeni bir yere dayanmak
- kökeni olmak
- kökeni soylu
- kökenli olmak
- kökensel olarak
- koket
- koketlik
- kokhane
- kokhane koku
- koklam
- koklama
- koklama duyusu
- koklamak
- koklaşma
- koklaşmak
- koklatarak bayıltmak
- koklayarak anlamak
- koklayarak anlamaya çalışmak
- koklayarak denemek
- koklayarak meydana çıkarmaya çalışmak
- köklenmek
- köklenmiş
- kökleri sökmek
- kökleri temizlemek
- kökleşme
- kökleşmek
- kökleşmiş
- köklü
- köklü çelik
- köklü değişiklik
- köklü değişim
- köklü dostluk
- köklü pancar
- kokmak
- kokması
- kokmaya başlama
- kokmaya başlamak
- kokmaya başlamış
- kokmuş
- köknar
- koko
- koko ağacı
- koko elyafı
- koko yağı
- kokoreç
- kokot
- kokotluk
- kokpit
- köksüz
- kökteki seslinin değişmesi
- kökten
- kökten değiştiren
- kökten değiştirmek
- kökten dincilik
- köktenci
- köktencilik
- köktendinci
- köktendincilik
- kokteyl
- kokteyl dolabı
- kokteyl eğlencesi
- kokteyl elbisesi
- kokteyl partisi
- koku
- koku alma
- koku alma duyusu
- koku alma kabiliyeti
- koku alma organı
- kökü bir yerde bulunmak
- koku çıkarmak
- koku çıkmak
- koku duymak
- kökü kurumak
- koku siniri
- koku spreyi kullanmak
- koku sürünmek
- koku veren madde
- koku yayılmak
- koku yayma
- koku yaymak
- kökü yenen sebze
- kokucu madde
- kokular
- kokulu
- kokulu çayırotu
- kokulu elma
- kokulu kiraz
- kokulu menekşe
- kokulu mum
- kokulu saç kremi
- kokulu sarı yonca
- kokulu saz
- kokulu yapışkan otu
- kokulu yonca
- kökünden
- kökünden çıkarılma
- kökünden çıkarma
- kökünden çıkarmak
- kökünden çıkartıp atmak
- kökünden değiştirmek
- ... kökünden gelmek
- kökünden koparmak
- kökünden sökmek
- köküne kadar
- kökünü almak
- kökünü kazımak
- kökünü kurutma
- kökünü kurutmak
- kokusal
- kokuşma
- kokuşmak
- kokuşmus
- kokuşmuşluk
- kokusundan anlamak
- kokusundan tanımak
- kokusunu almak
- kokusunu kaybetmek
- kokusunu yitirmek
- kokusuz
- kokusuzluk