"Fremdkosten"
Arkadaslar zanedersem bir ekonomi terimi olan "Fremdkosten"in türkce karsiligi konusunda yardimci olabilir misiniz?
Antworten (16)
üçüncü parti ücretleri veya masrafları
ingilizceden çeviride çıkıyor
ek masraflar
veya
fevkalade masraflar dan mı?
Fremdkosten = third-party costs = üçüncü parti ücretleri veya masrafları
Es gibt - so unsere Buchhalterin in Istanbul - kein Wort, das alle "Fremdkosten" umfasst, also keine griffige Übersetzung für Fremdkosten.
Fremdkosten sind alle Kosten, die nicht im eigenen Betriebsablauf entstehen und durch den eigenen Betrieb auch nicht zu tragen sind. Beispiel: Als Anwalt beauftrage ich einen Übersetzer. Der stellt mir eine Rechnung, die ich an den Mandanten in Form von "Fremdkosten" weiterberechne. Gleiches gilt für Gerichtskosten. Dagegen sind Fotokopierkosten keine Fremdkosten, sondern Eigenkosten.
Buchhalterisch handelt es sich um "masraf" oder - besser noch - "giderler". Diese sind dann, so die Auskunft meiner Istanbuler Buchaltung, einzeln zu bezeichnen. Ein Unterschied zwischen 'Eigen-' und 'Fremdkosten' wird nicht gemacht.
Letzten Endes kommt es hier also wieder auf den Zusammenhang an, in dem der Begriff Fremdkosten auftaucht. Vielleicht wird eine Fußnote erforderlich:
"muhtelif giderler" (Fußnote: üçüncü taraflara yapılacak ödemeler)
Ek giderler heißt zwar eindeutig 'Zusatzkosten', wäre aber ebenfalls als Krücke denkbar, wenn es mit einer Fußnote versehen wird.
Ich gehe davon aus dass es um Kosten handelt, die wir im Rahmen eines Auftrages in Rechnung gestellt bekommen haben, und wir es an unseren Kunden weiterbelasten.
Richtig. Haben Sie einen Vorschlag für die Übersetzung?
arkadaslar hepinize tesekkürler tavsiyeler icin; ben bunlarin icinden kontekse en uygun olani sececegim.
Sadece gider olarak yazılamaz mı?
siehe:
‘Bedelsiz ithal yolu ile yurda getirilen emtianın satışa arz edilmesinden elde edilen gelir ticari kazanç olup bu kazncın elde edilmesiyle ilgili avukatlık, tavassut ve komisyon ücretleri gider olarak yazılabilir.’(Danıştay 13’üncü Daire, [Telefonnummer entfernt] Tarih Esas No: 1973/5723, Karar No; 1975 /401)
‘Gerek kendi avukatına, gerek tazminat davasının reddedilen kısmı için karşı taraf avukatına ödenen bedel gider yazılabilir.’(Danıştay 13’üncü Daire , 24.04.1975 Tarih , Esas No; 1974/1394, Karar No; 1975/1533)
‘Gayrimeşru kazanç sağlamadığı yolundaki iddiasının isbatı zımnında tuttuğu avukata ödediği meblağların masraf olarak yazılması mümkündür.’(Danıştay 4. Daire ,28.02.1970 Tarih , Esas No:1967/2286, Karar No;1970/965)
‘Davalının ticari faaliyeti dolayısiyle Milli Korunma Kanunu gereğince mahkemeye verildiği mahkeme sonunda beraat ettiği anlaşıldığına göre , 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’inci maddesinin 1’inci bendi hükmü karşısında bu dava dolayısiyle ödediği vekalet ücretinin gider kaydında kanuna aykırılık görülmemiştir.’(Danıştay 4. Daire ,26.06.1963 Tarih EsasNo: 1960/1682, Karar No:1963/2380)
ya da
üçüncü parti giderleri
1937 yılında Almanya'da kullanılan tekdüzen maliyetleme sisteminin (Konternrahmen) Türkçe'ye çevirisinde şöyle bir bölüm var:
Alman Zorunlu Hesap Çerçevesi – 1937
muhasebe tarihi
...
2 İŞLETME DIŞI MASRAF VE HASILAT AYIRICI HESAPLAR
20 Olağandışı ve İşletmeye Yabancı Giderler
21 Faiz Giderleri
22 Hasılat Giderleri
23 Ev ve Arsa Gider ve Gelirleri
24 Olağandışı ve İşletmeye Yabancı Gelirler
25 Faiz Gelirleri
26 –27 Büyük Onarımlar ve Yapılmakta Olan Tesisler
28 Fiyat Farkları Hesaplar
29 Başka Ayırıcı Hesaplar
Buradan hareketle Fremdkosten karşılığı olarak İşletmeye Yabancı diğer giderler kullanılabilir diye düşünüyorum.
Fremdeinnahmen karşılığı da "(işletmeye) Yabancı Gelirler" olabilir.
Diğer bir ipucu ve üzerinde tartışılabilecek bir öneri:
Faaliyet Planı ve Bütçe Hazırlama Esasları başlıklı bir linkte Fremdkosten Genel Esaslar Başlığı altında "projeyle doğrudan bağlantılı diğer giderler" başlığı altında örneğin çeviri faturalarını da içeren harcamalardan bahis var.
Buradan hareketle, örneğin bir avukat ofisinin verdiği hizmet bağlamında üçüncü kişilerden alınan faturalar karşılığı ödemelere açıklayıcı bir karşılık olarak: "hizmetle doğrudan bağlantılı giderler" denilebilir diye düşünüyorum.
hizmetle doğrudan bağlantılı giderler
klingt umständlich aber warum nicht
İşletmeye Yabancı Giderler
klingt befremdlich (=yabancı), das Word fremd ist zumindest dabei,
ob das aber in der Türkei so verstanden wird, wie in Deutschland?
Bence
"harici masraflar" ya da "harici giderler".
ALINTI:
Masraf Takip Formu
Şirketlerin iş yüklerinden biride şüphesiz personel tarafından yapılan harici masrafların personele geri iadesidir. Bu işlemler gerçekleştirilirken.
1. Personel masraf formu doldurur.
2. İlgili bölüm müdürü imzalar.
3. Duruma göre bir üst yönetime de onay için çıkabilir
4. Muhasebe ye gider
5. Masraf personelin hesabına geçer.
Bu masraflarin Fremdkosten ile alakasi yok gibi görünüyor.
ALINTI:
Bir daha gelemem dedim kış bakımıda çıktı. Valla 100 TL civarı bakım tuttu (fren o bu şu be varsa ...) 600 TL harici masraf çıktı.
... ob das aber in der Türkei so verstanden wird, wie in Deutschland?
Almanca kavramların Türkçe karşılıklarını ararken, özellikle uzmanlık alanlarındaki kavramlar konusunda Amerika'yı yeniden keşfetme çabasına girmemek gerekir diye düşünüyorum.
Eğer Türkiye'de uygulanan muhasebe sisteminde maliyetleme kavramları kapsamında "İşletmeye Yabancı Giderler" diye bir kavram mevcutsa ve bu kavram Almanya'daki maliyetleme kavramları içinde, örneğin "Fremdkosten" kavramıyla aynı yerde kullanılıyorsa, bence bu kavramı olduğu gibi kabullenmekte yarar vardır. Bunun örneğini yukarıda göstermeye çalıştım.
"Hizmetle doğrudan bağlantılı giderler" kavramı da,
Kontenrahmen für die Träger der Deutschen Rentenversicherung başlığı altında şöyle kullanılmış
780 526 Fremdkosten für ärztliche Untersuchungen und Gutachten
Zu 780
Zu den hier zu buchenden Kosten gehören auch die mit der Untersuchung in Zusammenhang stehenden Fahr kosten für den Versicherten sowie der Ersatz des Verdienstausfalls.
Sevgili Levent Bey, cok iyi bir öneri bu. Ben Türkiye'deki karsiliklarini bilmedigim icin sordum.
Bazen Türkce karsiliklari Sayin Eva.L'in de yazdigi gibi cuk diye oturuyor, bazen de topalliyor.
Bazen de önerilerden biri veya digerini herkes kendi kafasina göre seciyor. Ben henüz secmede zorluk cekiyorum. Türkiye'dekilerden sorup sorusturup, ikna olmam gerekiyor.
Türkiye'deki "bir bilen"e sormak bazan daha çok karıştırıyor insanın kafasını. Çeviri yapmak kolay bir iş değil. Her an bir ayrıntıyı gözden kaçırmak ve hata yapmak mümkün.
Lütfen üstteki yazımın şimdi değiştirdiğim son bölümünü de okuyunuz!
Das Problem ist ganz einfach, dass wir in Deutschland einen Sammelbegriff haben, in der Türkei die Praxis einen solchen Sammelbegriff, der auf die verschiedensten Buchungssituation anwendbar ist, offenbar nicht kennt.
Levent hat meines Erachtens ein gutes Übersetzungsbeispiel gebracht, in dem ich die deutschen Begriff wiedererkenne.
Kandemirs "giderler" ist ebenfalls nachvollziehbar. Tatsächlich sind das die in einer Rechnung auftretenden "Auslagen". Nur: diese "Auslagen" bestehen sowohl aus "Eigenkosten" (Fotokopien) als auch als "Fremdkosten". Passt also auch nicht so recht.
Also könnten wir uns - bis uns etwas noch Besseres einfällt - hier im Forum auf "İşletmeye Yabancı Giderler" einigen, auch wenn es nicht schön klingt. Oder könnte man vielleicht - hier müssen die türkischen Muttersprachler ihr Sprachgefühl walten lassen! - einfach "Dışardan Giderler" sagen? "Haricen Giderler"?
TR:
Genel giderler (elektrik, su)
Her türlü diğer masraflar (gider)
nur ein versuch:
Fremdkosten
yabancı firmalara ödenen ve vergiden düşürülebilecek masraflar
üçüncü kişilere ödenen ve vergiden düşürülebilecek masraflar
sayın Levent'in bulduğu karşılık
ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler
an diejenigen, die so klug/kreativ/kämpferisch sind, besagt ein
deutsches Sprichwort: Begabung verpflichtet
Im Forum mitdiskutieren → Antworten, Danke-Klicks und eigene Beiträge gibt es in der DasSözlük-App.