Anfangsverdacht
Hallo an alle!
Wie ist der deutsche rechtssprachliche Begriff ' Anfangsverdacht ' wohl am besten ins Türkische zu übersetzen?
Danke im Voraus!
Yanıtlar (18)
Resmi kurumlarda kullanılan tek karşılığı var: Başlangıç şüphesi
Es gibt je nach Kontext mehrere elegante Varianten wie z.B. suç emaresi, ilk şüphe belirtisi usw. Daher bitte den ganzen Satz hinschreiben, in dem der Begriff auftaucht, dann können wir Dir noch besser behilflich sein!
ENDİKATÖR (initial suspicion)
En basit şüphe endikatördür. Endikatör seviyesinde bir şüpheyle bilgi toplanabilir ve bu toplama suç öncesinde değerli bir alanda olabilir. Şüphenin ikinci derecesi umma’dır. Umma derecesinde bir şüphe arama yetkisine devreder fakat arama yetkisini doğuran bu umma halinde henüz hazırlık soruşturması başlamaz. Kolluk bir kişiyi sokakta durdurup ta aradığı vakit hazırlık soruşturması başlamamıştır. O kişi hakkındaki şüphe hazırlık soruşturmasını gerektirecek kadar kuvvetli değildir henüz. Çok basit şüphelerle aramalar yapılabilir. Buna kanun 94. maddesinde umma diyor. Umma derecesinde bir şüpheyle arama yapılabilirse de hazırlık soruşturması başlayamaz. O halde gri alan ve bazen de tabi adli yetkilerin kullanıldığı sırada da arama yapılabileceği için burada siyah alanda da aramalar yapılabilir.
Üçüncü basamaktaki yetkide ZEHAP DERECESİNDEKİ ŞÜPHEDİR. CMUK 153. maddesine göre Zehap derecesinde bir şüphe ortaya çıktığı vakit savcı araştırma yapmaya mecburdur. Zehap bir mecburiyet verir ve zehap derecesinde bir şüphe ortaya çıktığı vakit artık adli görevler başlamıştır. Zehap öncesinde o gri alan içerisinde olduğumuzu söyleyebiliriz. 4422 sayılı kanunun yönetmelikte ve kendisi projeli çalışma kabul etmiştir. Projeli çalışma gri alan çalışmasıdır ve esas çalışma polisindir. Fakat savcının denetiminde bir projeli çalışmayı ön görmüştür. Buradaki projeli çalışmada savcı, hukuka uygunluk denetimi yapar. Araştırma kolluğundur.
Dördüncü şüphe derecesi CMUK 148 ve 163. maddelerinde gördüğümüz YETERLİ ŞÜPHE kavramıdır. Yeterli şüphe varsa kamu davası açılabilir. Bir savcının iddianame düzenleyebilmesi için yeterli şüphe bulunması gereklidir. Yeterli şüphe demek elde mevcut bütün şüphe sebeplerinin bir araya getirildiğinde bir savcının %90 mahkumiyet kararı alabilirim diye düşündüğü durumda yeterli şüphe vardır. Yeterli şüphe olmadan savcıların kamu davası açmaması gerekir. Fakat ülkemizde adalet müfettişlerinin zorlamaları ile her dava birde mahkemeden aklansın düşüncesiyle çoğunlukla mahkemeye götürülmekte ve mahkemelerin işi artmakta insanlar aleni duruşmada sefil olmaktadır. Mahkumiyete gitmeyecek bir davanın açılmaması gerekir. Buna yeterli şüphe diyoruz.
Ve nihayet KUVVETLİ ŞÜPHE; Anayasanın 19, PVSK 13, yönetmeliğin ilgili maddesinde gösterildiği gibi yakalama yetkisinin doğması için kuvvetli şüphe gereklidir. Kuvvetli şüphe demek kolluk mensubunun gözünde o kişinin suç işlediğine dair meşhut suça yakın bir şüphe bulunması gereklidir. meşhut suç gibi bu kadar kuvvetli bir şüphe varsa kolluğun yakalama yetkisi doğar. Zaten meşhut suçta meşhut cürümde herkesin doğar fakat kolluğun kuvvetli şüpheden anlaşılan %90 nın üstünde bir suç işleme şüphesi demektir. Basit şüphelerde eğer kolluk bir kişi yakalarsa bu takdirde gözaltı süresinde şüphesini kuvvetlendirecek, hakimi ikna edecek ek bilgiye ihtiyaç duyar ve gözaltı süreleri yetmez. İlk başlangıçta kuvvetli şüpheyle yakalama yaparsanız gözaltı süresi yeter, üç saat yeter çünkü kuvvetli şüpheniz vardır bu nedenle tavsiye ediyorum kolluk mensuplarına yakalamadan kaçının. Yakalama öncesi bilgi toplama, durdurma, arama diğer yetkilerinizi kullanın. Yakalama en son çaredir. Bizde halbuki tam tersi oluyor. Önce yakalayıp sonra diğer işlemlere gidiyoruz. Yakalamadan vazgeçelim ama terk etmeyelim, gerekliyse yapın yetkinin sınırlarını bilmek lazım.
Diğeri ise KANAAT dediğimiz hakimin bir hüküm verebilmesi için vicdanen hakimin %100 kanaat getirmesi lazım buna şüpheden sanık faydalanır kuralı diyoruz. Eğer şüphe varsa sanığın fiili işlemediğine karar vermek durumundadır mahkeme. Delil yetmedi onun için beraat ettiriyorum şeklindeki beraat kararlarının yanlış olduğunu vurgulamak isterim. Delil yoksa fiil ispat edilemediği için, fiil sabit olmadığı için bu şekildeki düşünceler terk edilmelidir. Fiili işlemediği için demek gereklidir.
Üçüncü noktaya geçelim; şüphenin kuvvet derecelerini söyledik. Basitten kuvvetliye giden Endikatör, Umma, Zehap, Yeterli Şüphe, Kuvvetli Şüphe ve Kanaat olmak üzere yetki doğuran şey şüphedir. Fakat Şüpheyi doğuran şey OLGU dur..
[Link entfernt]
.......................................................................................................
Şüphenin kuvvet dereceleri açısından, Alman Hukukunda; a) Anfangsverdacht, b) dringender Verdacht ve c) hinreichender Verdacht ayrımları vardır (bkz. Aşağıda n. 9). Türk Hukukunda da “makul şüphenin” kuvvet derecelerivardır: endikatör, umma (CMK 116), suç işlendiği izlenimi veren hal (CMK 160), yeterli şüphe (CMK 170), kuvvetlişüphe (CMK 100) ve kanaat (CMK 223); Kunter/Yenisey/Nuhoğlu, Muhakeme Hukuku Dalı Olarak CezaMuhakemesi Hukuku, Beta Yayınevi, 16. Bası, İstanbul 2008, No. 64, (KYN 2008).
[Link entfernt]
Zafer: Der letzte Absatz aus dem von Dir gefundenen Zitat ist Gold wert, da steht echt alles drin, was man jemals brauchen könnte! Danke! ( )
Zafer'in bütün "şüpheleri" ortadan kaldıran mesajına dolaylı yollardan da olsa küçük bir katkı:
Anfangsverdacht = initial suspection; reasonable suspicion
[Link entfernt]
reasobale suspection = makûl şüphe; umma derecesindeki şüphe
[Link entfernt]
Hepinize iyi çalışmalar değerli arkadaşlarım, son iki gündür forumda yarattığınız sinerji ve güç birliği için teşekkürler!
Zafer: Yanlışlıkla dil çıkartan gülücüğü seçmişim, özür dilerim!
Berkant: Önemli değil dostum.
Karşıt görüş belirtmek zorundayım. "Anfangsverdacht" sadece "başlangıç şüphesidir". Böyle bir durumda gerekli hazırlıklar yapılır (uzun uzun anlatmak istemiyorum,); daha sonraki aşamada söz konusu olan ise yeterli şüphedir (hinreichender Verdacht) ve kovuşturma gerektirir vs...
Ultima ratio: Gugıl "başlangıç şüphesi" (tırnak işaretleri ile) girdiğinde sadece 31 sonuç veriyor.
Elbette yeni bir kavram, her şeyi de Google'e bağlamamak gerekir. Ayrıca 31'den fazla sonuç veriyor ve kaynaklar da oldukça ciddi.
Ben emin olduğum bu bilgiyi son yıllarda katıldığım iki çalıştaya (ki bunlardan yönetmelikler meydana getirilmiştir) (burada ilgili bakanlıkların isimlerini vermeye gerek duymuyorum) bağlıyorum (450 günlük uzmanlar arası çalışma). Sonuçta benim tavsiyem "başlangıç şüphesi" teriminin kullanılmasıdır...
İyi çalışmalar
Ultima Ratio mag da wirklich recht haben. Ich mache immer häufiger die Beobachtung, dass die türkische Amtssprache zunehmend Begriffe wörtlich aus dem europäisch-anglizistischen Sprachgebrauch übernimmt. "Başlangıç şüphesi" als wortwörtliche Adaption von "Anfangsverdacht" wäre da nur ein Beispeil von vielen.
Ultima haklı arkadaşlar. Süper bir kaynak buldum. Mutlaka indirin!!!
VI - Araştırma mecburiyeti ilkesi. 1) İlkenin kapsamı. “Bir suç işlendiği izlenimini veren hal” (CMK 160/1), yani “başlangıç şüphesi” varsa (Anfangsverdacht), savcı suç fiilini araştırmak mecburiyetindedir.
Prof. Dr. Feridun Yenisey
Yeni Ceza Muhakemesi Hukuku Soruşturma Evresi ve Adli Kolluk
[Link entfernt]
Teşekkürler Ultima
Arkadaşlar,
Ultima Ratio'nun itirazı üzerine küçük bir araştırma yaptım ve aralarında Prof. Dr. Yenisey gibi önemli hukukçuların eserlerinin de bulunduğu bazı kaynaklarda "başlangıç şüphesi" karşılığını buldum. İsterseniz bir göz atabilirsiniz, içinde işimize çok yarayacağını düşündüğüm başka önermeler de var (arama sonuçlarının son sayfasındaki "yönetmelik" başlıklı doc dosyası):
[Link entfernt]
Bununla birlikte hâlâ "makûl şüphe"nin en doğru karşılık olduğunu düşünüyorum.
An|fangs|ver|dacht, der (Rechtsspr.): auf gesicherten Anhaltspunkten beruhender gegen jmdn. gerichteter Verdacht, der das Einschreiten der Staatsanwaltschaft rechtfertigt.
[Duden - Deutsches Universalwörterbuch].
Somut verilere dayanan makul şüphe yani umma şartı gerçekleşmedikçe arama yapılamaz (mülga CMUK 94). Şüpheli veya sanığın üstü, eşyası, konutu iş yeri veya ona ait diğer yerlerin aranabilmesi için, makul şüphe bulunmalıdır. Makul şüphe, şüpheli veya sanığın yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda olmalıdır (CMK 116).
Yine de hangi karşılığı kullanacağınız size kalmış, ikisi de doğru çünkü.
İyi çalışmalar
Zitat: "Somut verilere dayanan makul şüphe yani umma şartı gerçekleşmedikçe arama yapılamaz (mülga CMUK 94). Şüpheli veya sanığın üstü, eşyası, konutu iş yeri veya ona ait diğer yerlerin aranabilmesi için, makul şüphe bulunmalıdır. Makul şüphe, şüpheli veya sanığın yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda olmalıdır (CMK 116)."
Und genau da liegt der springende Punkt, denn stellt euch doch mal vor, wenn der Anfangsverdacht mit "makul şüphe" zu interpretieren waere, dann müsste es auch möglich sein, allein beim allerersten Verdacht z.B. die Wohnung der betreffenden Person zu durchsuchen, was übrigens ohne richterlichen Entscheid (TR) nicht möglich waere, weil es schon ein ziemlich intensiver Eingriff in die Privatsphaere ist. In der Praxis wird sowohl in D wie auch in der TR mit dem Anfangsverdacht versucht, neue Erfahrungen und Vorbereitungen durchzuführen, damit dann im weiteren Schritt des hinreichenden Verdachts erforderliche staatsanwaltliche (D) bzw. richterliche Genehmigungen bzw. Zustimmungen eingeholt werden können.
Zitate:
[Link entfernt]
YENİSEY “şüphe”yi derecelendirirken; “makul şüphe”, “umma”, “zehap”, “isnad”, “yeterli şüphe”, “kuvvetli şüphe” ifadelerine yer vermektedir. Bu derecelendirmenin Yargıtay tarafından da kullanıldığını görmekteyiz. YENİSEY’e göre makul şüphe, “Hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir.” “Makul şüphe” daha ziyade arama işleminin yapılmasında gündeme gelmektedir. Aramanın yapılacağı zaman, yer ve ilgili kişinin davranışları, kolluk memurunun taşındığından şüphe ettiği eşyanın niteliği gibi sebepler göz önünde tutularak somut olayda ‘makul şüphe’ olup olmadığı, arama sırasında kolluk memuru tarafından, sonradan da hakim tarafından takdir edilecektir. Bu tanımlamadan YENİSEY’in “umma” ile “makul şüphe”yi eşanlamlı olarak kullandığını da anlamaktayız. Her somut olayın şartlarına göre belirlenecek de olsa, kolluk kuvvetlerinin “makul şüphe”nin takdirinde yapacakları hata, elde edilen delili “hukuka aykırı delil” statüsüne düşürebilecektir.
Makul şüphenin bir dava ikamesi için yeterli olmadığını ifade eden YENİSEY bunun için “yeterli şüphe”nin var olması gerektiğini söylemektedir. Vakıa, Ceza Muhakemeleri Kanunu da, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmünü vaz’ etmekle bu görüşe destek vermektedir. Buna rağmen “yeterli şüphe” ifadesinden anlaşılan şey her ülke için aynı değildir. Uygulanan sisteme ve toplumsal algılayışa göre bu ifadenin karşılığı değişiklik göstermektedir. Bu cümleden olmak üzere, toplanan delillerin şüphelinin mahkumiyetine yeteceği %90 ihtimalle beliriyorsa bu düzeyde bir şüphe “yeterli şüphe”dir diyen Alman ekolünün yanında bu oranı %50 olarak telaffuz eden İngiliz ekolünü de görmekteyiz. Japonya’da ise bu oran %99 ile ifade edilmektedir.
[Link entfernt]
[Link entfernt]
(a) Makul şüphenin (reasonable suspicion) mevcut olmasını gerektiren yetkiler
[Link entfernt]
Prof. Yenisey yukarıda linkini verdiğim belgede "Anfangsverdacht" için "başlangıç şüphesi" karşılığını kullanırken, nasıl oluyor da araştırdığım diğer tüm yazı ve makalelerinde (örneğin yukarıdaki ilk linkte olduğu gibi) "makul şüpheden" bahsediyor? Araştırmak gerekiyor, ama "Anfangsverdacht"ın "başlangıç şüphesi" olabileceğinden hâlâ "şüpheliyim" doğrusu.
Merhaba Sözcük Gezgini,
Aslında uzunca bir yanıt yazmıştım, ancak bir talihsizlik sonucu sildim... Şimdi kısaca özetlemek gerekirse, naçizane tavsiyem, gönül rahatlıkla "Anfangsverdacht" için "başlangıç şüphesi" karşılığını kullanılabiliriz. Bundan o kadar eminim ki, çünkü belki de iligili yetkin ortamlarda bu terimin Türkçemize kazandırılmasında ben (ve ekibim) de az da olsa katkıda bulundum. Elbette bazı kavramların ilgili uzmanları tarafından dahi bilinmemesi doğaldır çünkü o uygulamaların oturması için belirli bir süreç gerekmektedir. Bir de Google taraması konusunda bir hususu hatırlatmak isterim. Daha bir kaç gün önce gördük; "adam öldürme" kavramının artık kullanılmadığın, yerine sadece "öldürme" getirildiğini ortaya atmıştım. Şimdi Google'da bir arama başlatsak, kim bilir kaç bin "adam öldürme" sonucu karşımıza çıkar; halbuki hepimizin gördüğü gibi eskimiş bir terimdir. Dil de yaşamaktadır ve özellikle son yıllarda AB uyumu çerçevesindeki sayısız etkinliklerde yeni kelimeler ve genel yaklaşımlar söz konusudur. Selamlar....
Teşekkürler Ultima,
Önerini dikkate alacağım, sen eminsen sorun yok demektir.
Sağlıcakla kal
Ultima: Türk hukuku ve hukuk dilindeki yenilik ve değişiklikler konusunda bir kitap var mıdır acaba?
Ayrıca yukarıda yazdığım şeye (dass die türkische Amtssprache zunehmend Begriffe [und sogar Teile aus den in europäischen Staaten geltenden Rechtssystemen] wörtlich aus dem europäisch-anglizistischen Sprachgebrauch übernimmt) katılıyor musun? Türkiye'de "Aile Mahkemeleri" meselesi gündeme geldiğinde bunun AB'ye uyum süreciyle ilgili olması gerektiğini düşündüm. 20 sene önce çevirmenliğe başladığımda da fıkıh döneminin sonunda çoğunlukla İsviçre ve Fransa kanunlarından alıntılar yapıldığını duymuştum. Peki şimdiki gelişmeler ve Türk hukuk sistemi ve dilinin geleceği hakkında bir şeyler öğrenebilir miyiz, hangi kaynaklara başvurmalıyız?
Forumda tartışmaya katıl → Yanıt yazmak, teşekkür etmek ve kendi mesajını eklemek için DasSözlük uygulamasını aç.