Almanca Türkçe Sözlük Forum

Fransız kalmak  

Seite 2 / 3 Vor Nächstes

0

Ultima Ratio schrieb:


> Tutup "dipnotlar" koymak mümkün değildir.

Konuya ben mi Fransız kaldım?..
Burada çeviriye gerçekte "dipnot" koyan, oradaki simültane çeviriyi yapan meslektaşımız değil mi?
Ve "dengi tabir ile aynen ifade"nin sınırlarını çok aşan bu belirgin dipnota rağmen konuşmacının (Başbakan) meramının tam yansıtılamamış olması, işin daha da vahim tarafı değil mi?

Sn. Sözcük Gezgini,
Konuya (17. April 2011 16:16) yaklaşımınız benim görüşümü de geniş ölçüde yansıtıyor.
Katkılarınız için teşekkür ediyorum.

Erh'S.

NOT: Bir de sorum var. Söz konusu Toplantıda acaba Türkçeden tek bir dile mi çeviri yapılmış? Değilse, diğer tercümanlar ne demiş?

 
0

"Fransız kalma" hadisesi, çok önemli, hatta tarihî bir çıkıştır.

Yukarıdaki mesajımda "Fransız kalmak" = "One Minute" veya "Van Minüt" ve başka şeyler de yazmıştım. Sonra siyasî mesaj içerdiğini düşündüğüm için sildim. Konu buraya kadar dallanıp budaklandığı için, tekrar bir şeyler yazmak zorunda hissettim kendimi. Sevelim, sevmeyelim, Sayın Başbakan bu çıkışı ile milletinin hislerine tercüman olmak istemiş, ama tercüman yüzünden olamamıştır. Konferans çevirmeni, Başbakanın bu çıkışını "Konuşmacı, Türkçe'de soruyu yöneten bayanın konuya yabancı olduğunu ifade eden bir deyim kullandı" olarak çevirmiş ise yanlış çevirmiştir. Mesaj yerine ulaşamamıştır. Başbakanın sözlerini "yumuşatmak" kimsenin görevi değildir, haddine de değildir. Eğer tercüman "profesyonelliğinin gereğini yaparak ortamın tansiyonunu arttırabilecek özellikler de taşıyan bu benzetmeyi ses tonunda hiç bir değişiklik yapmadan" aktarmış ise haddini aşmıştır. Başbakan sert çıkacaksa, bunu münasip görmüşse, çıkacaktır, nerede nasıl konuşacağına sadece kendisi karar verir. Danışmanlarına bile bir yere kadar halt yemek düşer. Tercüman yüksek devirle çalışan motorun (Sayın Başbakanımız) aktarma organları (power train) olma görevini yerine getirmek zorunda olmasına rağmen arızalanarak "cut-off switch" (acil durdurma düğmesi) veya "rectifier" (redresör) ya da "throttle valve" (kısma valfı) olduğunu sanmıştır. Ya da külliyen başarısız olmuştur da, Emre Kongar "Horoz Dövüşü" programında bir kedi telaşıyla malûm şeyin üstünü örtmeye, allayıp pullamaya çalışmaktadır. Bir konferans çevirmenini eleştirebilmek için barikat niyetine önümüze yığılan NTV, CNN gibi "ciddî" kanalları ve kerameti kendinden menkûl birtakım mümtaz şahsîyetleri aşmak gerekiyorsa, aşalım kardeşim. Tamam, konferans çevirmenliği zor zanaat, bunu her vesileyle dile getiren ve gelen "sözlü çeviri" tekliflerini, "beni aşar" diyerek geri çeviren, müşterileri bu konuda aydınlatmaya çalışan, TV izlediği zamanlar, sanki aynı adamlar dönme dolaba binmiş de belirli aralıklarla zuhur ediyorlarmış hissi veren, benim diyen açık şuurları bile dumura uğratan kanallar arasında zaplarken bitap düşüp uluslararası bir konferansa takılıp kaldığında çevirmenlerden birinin icraatını "bu işi nasıl yapıyor, helâl olsun valla" diyerek hayranlıkla izleyen de benim, amma velakin beş parmağın beşi bir değil ki, üstelik olsa ne yazar. Bu tür bir işe soyunan, allame-i cihan da olsa, "Türkler Ermenileri katletmemiştir" demenin veya karşı olalım veya olmayalım, türbanla okula girmenin yasak olduğu, Çingenelerin her türlü hakaret ve dışlamaya maruz kaldığı, sınır dışı edildiği, dün Cezayir'i bugün Libya'yı kana bulayan, Ruanda'daki katliama seyirci kalan, büyük bir ihtimalle bu işte parmağı da olan, dünyanın dört bir yanında bugün bile sömürgeleri bulunan, nükleer silâh denemeleriyle Güney Pasifik'teki doğal yaşamı tahrip eden “özgürlükçü” Fransa'nın kendi evinin önündeki pisliği süpürecek yerde terbiyesizce sorular yönelten bir Fransızına Fransız kaldığını en azından benim bile anında aklıma geldiği gibi mot à mot "to be (veya remain) French to something" veya "être français de quelque chose" vb. gibi çevirerek de olsa anlatabilmeliydi. Peki bu karşılıklar doğru mudur? Anlaşılır mı? Yanlış veya anlaşılmaz olsa bile, doğrusunu bulmak veya anlamak için vesile oluşturur mu, oluşturmaz mı? Cevap aranması gereken soru budur.
Velhâsılıkelâm konferans çevirmenliği "dokunanın yandığı" bir meslek, konferans çevirmenleri de “tanırım, iyi çocuktur” değildir. Serde biraz İkarusluk, biraz da pervanelik olduğundan, dokunmadan, yazmadan edemeyeceğim, maalesef. Kusura bakmayın, ama herkes eleştirilebilir.

 
0

Sözcük gezgini
yazın çok enteresan, güzel yazmışsın. Kutlarım.

Olaya gelince:
Delinin biri kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı taşı çıkaramamış!:D

"Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır. " Mustafa Kemal ATATÜRK

 
0

:DSözcük gezgini schrieb:
"Fransız kalma" hadisesi, çok önemli, hatta tarihî bir çıkıştır.



Doğruya doğru!

Hitabet sanatına tabiatı gereği son derece vakıf hatip kişi, o ortamda sanatının gereğini yerine getirerek cevabına etkili bir deyim yerleştirmek suretiyle taşı gediğine ko(y)muş ve doğru çıkışı yapmıştır. Sezar'ın hakkını Sezar'a verelim.

... bu gerçek karşısında şapkamı çıkararak susuyorum. :)


PS
Sezar tercüman hizmetlerinden yararlanır mıydı acaba? Yoksa Brütüs gerçekte intikam alan bir tercüman mıydı dersiniz?;)

.

 
0

Merhaba sözcük gezgini,

Son yazında tercüman ile ilgili kullandığın bilgilerin sadece varsayımlara dayandığını görüyorum. Çevirmenin eşzamanlı çeviride yalın ve kısa açıklama ve yorum yapmaktan başka seçeneği olmaz ki....tutup da konuşmacının ruh halini mi analiz etsin? Vay haline! Zaten tarafsızlığını mutlak suretle korumak zorunda. Bunun dışında tabii ki tercüman söyleneni anlam açısından aslına uygun olarak diğer dile aktarmakla görevlidir, ne fazlası ne de eksiği söz konusu olabilir. Tutup "dipnotlar" koymak mümkün değildir. Konuşmacı sövse de, sevse de bunu çevirmek gerekir. Burada veya TV kanallarında "ses tonu" polemiğine girilmesini yanlış buluyorum, sonuçta her konferans çevirmenin fiziksel özelliği (ses tonu vs.) ve yaklaşımları (bazıları çok abartır, kimileri çok duygusuz çevirir) farklılık arz etmektedir. Diğer hususlarla ilgili olarak, siyasi konuların bu foruma taşınmasını doğru bulmadığımı belirtmek isterim Selamlar.

 
0

Merhaba Ultima,

Yazımı üstün körü okuduğunu tahmin ediyorum. Senin varsayım dediğin hususlar burada yazılı olan şeyler. Kimseden başkalarının ruh hâlini analiz etmesi beklentimiz de yok, dipnot falan da istemiyoruz. Sadece kapıcılar, umum otomobilciler veya fırıncılar federasyonlarının kendi mesleklerinden insanların bir yanlışı olduğunda veya kamuoyuna olumsuz yansıtıldığında kazan kaldırmasını andıran yaklaşımlara karşı çıkıyorum o kadar. Foruma siyasî konuları taşıdığıma yönelik iddian da haksız, çünkü konu zaten siyasî ve ben zaten bu bağlamda elimden gelen azamî dikkati gösteriyorum. "Konuşmacı sövse de, sevse de bunu çevirmek gerekir." diyorsun. Ben de aslında aynı şeyi söylüyorum.

Selâmlar

 
0

Ultima Ratio schrieb:
... siyasi konuların ...


Bu konuyu güzel bir tarifle kapatalım mı?

Tercüme nedir?

Terceme:

Bir kelâmın mânasını diğer bir lisanda dengi bir tâbir ile aynen ifade etmektir.

Terceme aslın mânasına tamamen mutabık olmak için sarahatte delâlette, icmalde tafsilde, umumda hususda, ıtlakta takyidde, kuvvette isabette, hüsn-i edada, üslub-u beyanda, hâsılı ilimde, san'atta asıldaki ifadeye müsavi olmak iktiza eder.

Yoksa tam bir terceme değil, eksik bir anlatış olmuş olur. Halbuki muhtelif lisanlar beyninde hutut-i müştereke ne kadar çok olursa olsun, herbirini diğerinden ayıran birçok hususiyetler de vardır.

Onun için lisanî hususiyeti olmayıp sırf akl u mantıka hitab eden kuru ve fennî eserlerin kabiliyet-i ilmiyesi terakki etmiş olan lisanlara hakkıyla tercemesi kabil olduğunda söz yoksa da hem akla, hem kalbe yahut yalnız zevk ü hissiyata hitab eden ve lisan nokta-i nazarından edebi kıymeti ve zevk-i san'atı haiz bulunan canlı ve bediî eserlerin tercemelerinde muvaffakiyet görüldüğü nadirdir.

(Elmalılı Tefsiri)

.

 
0

Tekrar merhaba,

"Terceme" nedir, ne değildir türünden geyiklere ayıracak vaktim yok. Elmalılı, Armutlulu fark etmez. Reçete peşinde de değilim. Ben bu işin hamalıyım, avamıyım, ayak takımıyım. İşim ayinemdir. İçine entel dantel incik boncuk şeyler katarak kendime hak etmediğim payeler, unvanlar kazandırma kaygım hiç olmadı. Olmaz da...

"Terceme:

Bir kelâmın mânasını diğer bir lisanda dengi bir tâbir ile aynen ifade etmektir."

imiş...

Peki "dengi tabir ile aynen ifade" edilmiş midir?

Edilmemiştir. O hâlde ne denmek isteniyordur? (Laurel & Hardy).

 
0

Merhaba sözcük gezgini,

Hiç de üstün körü okumadım, tam tersine satır aralarını da anladığımı düşünüyorum. Burada yazılanlar da varsayımlar değil mi? O meslektaşımızın gerçekten ne çevirdiğini biliyor muyuz? Zannetmiyorum, ama her normal bir konferans çevirmeni gibi kısa, net, tarafsız bir açıklama yaptığını düşünüyorum, doğrusu da bu. Tabii ki konferans çevirmenleri de diğer tercümanlar gibi hata yapar, ancak bu denli basit bir konuda yapmaz. Bunun dışında politik polemiğe girmem, olayın uluslararası ve Türkiye'deki yansımaları konusuna girmem...

İyi akşamlar.

 
0

Bilmukabele...

 
0

Ultima Ratio schrieb:


> Elif Hanım sizi aşağıdaki yaklaşımınızdan
> ötürü kınıyorum!
>
> "Erdoğan'ın tercümanı "Fransız kalmak"
> deyiminin "Fransa'dan geliyor kendisi..."
> şeklinde tercüme etmiş" diye yazmış, bir de
> tuhaf bir "surat" eklemişsiniz.
>
> 1) Verdiğiniz "kaynağı" dahi doğru dürüst
> okumadan, yorum yapmışsınız. Verdiğiniz
> kaynakta "AFB"nin çevirisinden bahsediliyor.
> 2) Konferans çevirmenliğ çok zor bir iştir ve
> sayıları (Almanca-Türkçe) bütün Avrupa'da
> 20-25'i aşmaz. O nedenle, özellikle de oraya
> kadar gelebilmiş bir çevirmenin kalitesini
> sorgulamamak gerekir, hele bu forumda hiç!
> 3) Ciddi sayılabilecek haber programlarına göre
> (CNN, NTV vs.) konferans çevirmeni ilgili kısmı
> "yorumlayarak-açıklayarak" çevirmiş ve bence
> en doğru olanı yapmış.
> 4) Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmayınız,
> lütfen....

Hallo Ultima Ratio,

ich habe damit nicht die betreffende Dolmetscherin schlecht machen oder erniedrigen wollen - warum wird wieder aus einer Ameise ein Elefant gemacht? Die Übertragung dieses Sprichworts hat in den Medien für Gesprächsstoff gesorgt und zu Diskussionen geführt, Erdogan selbst war nicht ganz glücklich über die Wortwahl der Dolmetscherin, der Fall musste nachträglich aufgeklärt und der Sinn des Sprichworts erläutert werden.

Ich zweifele bestimmt nicht ihre Professionalität an und bin mir im klaren darüber, wie begabt sie sein muss, um solch einen Posten übernommen haben zu können. Wenn man es aber wagt, seine Übersetzung/Übertragung öffentlich zu präsentieren, dann muss man sich auch der Kritik stellen können - sei es postive oder negative Kritik. Das gilt nicht nur für Dolmetscher, sondern auch für Literaturübersetzer - wenn ich ein übersetztes Buch lese und es mit dem Original vergleiche, dann bin ich an der einen oder anderen Stelle nicht immer einverstanden, weil m.E. vielleicht die Nuance nicht ganz stimmt. (Um auf "unseren Fall" zurück zu kommen: wenn mir jemand sagt "Er kommt wohl aus Frankreich" dann kann ich persönlich mir darunter Nichts vorstellen, ich kann das weder als positiv, noch negativ einstufen)...

Wenn wir uns hier in einem Übersetzer-Forum befinden, warum sollten wir hier nicht über eine so aktuelle Übersetzungsproblematik diskutieren dürfen?! Wenn ich der Meinung bin, dass die Übertragung an dieser Stelle nicht ganz so erfolgreich war, dann ist das aus meiner Perspektive so - Schluss, Aus, Basta! Sie können ja anderer Meinung sein. Ich habe hier niemanden beleidigt oder erniedrigt, sondern nur im respektvollem Rahmen kritisiert - und solange ich denken kann, werde ich mir auch das Recht nehmen, dies zu tun. In diesem Sinne: Cogito ergu sum!

 
0

Sie schreiben: Erdogan selbst war nicht ganz glücklich über die Wortwahl der Dolmetscherin, der Fall musste nachträglich aufgeklärt und der Sinn des Sprichworts erläutert werden.

Wie kommen Sie auf die seltsame Idee? Woher haben Sie das?
Allgemein ist folgendes bekannt:

Zitat:

AKPM Başkanı Çavuşoğlu, Başbakan Erdoğan'ın Fransız parlamentere karşı kullandığı deyimin salonda bulunanlar tarafından iyi anlaşıldığını ifade etti. Tercüme yapıldıktan sonra, Avrupalı parlamenterlerin ne dendiğini anlayarak gülüştüklerini, hatta kulaklıklarını çıkararak yorum yaptıklarını aktaran Çavuşoğlu, "Genel kuruldaki tercüman arkadaşımız gayet güzel tercüme etti. Genel kurul içinde gayet hoş bir ortam oldu. Sanırım iyi anlatıldı ve herkes de anladı bunu. Zaten daha sonra 'biz de bunu kullanacağız, hoşumuza gitti' diyenler oldu." diye konuştu.

In dubio pro reo!

 
0

Wenn Sie die Medien verfolgt hätten, wüssten Sie Bescheid... Wie auch immer!

 
0

Ultima Ratio schrieb:
Zitat: ...



alea iacta est !

İnanmayan okur ve anlar: Lütfen "Plutarch'a" kadar olan bölümünü okuyunuz.

 
0

Oh, Elif, lehne dich nicht zu weit aus dem Fenster! Ich glaube, Ultima ist auf jeden Fall jemand, der schon allein von Berufs wegen die Medien ständig verfolgt.
Abgehen davon fand ich seinen Angriff gegen dich auch zu hart. Trotzdem finde ich, du schießt jetzt gerade über das Ziel hinaus!

 
Seite 2 / 3 Vor Nächstes
  
Arbeitet

Bitte Anmelden oder Registrieren




Almanca Türkçe Sözlük Forumu DasForum’a hoşgeldiniz! Almanca öğrenmek isteyenlerin, Almanca öğretmenlerinin, Almanca eğitmenlerinin, çevirmenlerin ve mesleği gereği Almanca ile içli dışlı olan herkesin ihtiyacına uygun 25 bin civarında üstün kaliteli kaydın yer aldığı forumun kullanımı tamamen ücretsizdir. Forumda yer alan metinleri okumak için kaydolmanıza gerek yoktur. Yeni bir konu açmak ya da forumdaki bir yazıya cevap yazmak isteyenlerin ise DasForum’da ücretsiz bir hesap açmaları gerekmektedir.

DasForum’da saygın bir üslup ve dostane bir atmosferin hakim olduğunu özellikle belirtmekte fayda var.  Forumdaki bir diğer önemli konu ise soruların soruluş şekliyle ilgili. Bu yüzden DasForum’da yeni bir konu açmadan önce forum içinde araştırma yapmanın yanı sıra, Almanca dilinde yazılmış bu metni ve bu metne cevaben yazılı Türkçe metni okumanızı salık veririz.


Herzlich willkommen im kostenlosen, originalen deutsch-türkischen Lern- und Übersetzungsforum von DasSözlük! Das Forum ist ein Teil von DasSözlük und dient als kostenlose Austauschplattform für alle User. professionelle Übersetzer, Sprachwissenschaftler, Lehrer, Autoren, Journalisten sind hier genauso willkommen wie Türkisch-Lernende oder andere Laien.




LÜTFEN DİKKAT:

Eski CafeUni-hesaplarının tamamına yakınını yeniden kullanıma açmayı başarabildik. Forumdaki eski hesabını aktifleştirmek isteyenlerin şifremi unuttum fonksiyonunu kullanması rica olunur.
Eski forum kayıtlarının DasSözlük’e aktarımı esnasında bazı yazıların yanlışlıkla farklı bir rumuz altında yayına girdiğini tespit ettik. Aktarım işleminin bu amaç için geliştirdiğimiz özel bir yazılım ile yapıldığını belirtir bu durumdan olumsuz etkilenen tüm kullanıcıların affına sığınırız. Sözkonusu sorunu elle düzeltmek bir hayli meşakatli olacağı için çok gerekmediği müddetçe bu şekilde devam edilmesi ricamızı kabul etmenizi dileriz.

CafeUnis alte Forum ist wieder online! Wer sich im Forum einloggen will, wird gebeten die „Kennwort-Vergessen-Funktion“ zu benutzen. Wir konnten fast alle Accounts retten.


AFRtour: Almanya Fuar Turu B2B Partneriniz. Transfer, rehber, şehir turu, otel vb.

Baklava7 : Baklava AVM’si. Dünyanın ilk tatlı ürünler sipariş pazarı

SuperSözlük: Büyük Türkçe deyimler, atasözleri, eş, benzer ve zıt anlamlılar sözlüğü.

WebDolmetscher: Alman mahkemeleri ve devlet dairelerinde geçerli Türkçe-Almanca mükemmel çeviri.